Hakan

Motosiklet Dünyası Adına herşey

Nov 18

Ev fiyatları ne olacak?

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 17 Kasım 2008 Pazartesi

||| Ev fiyatları ne olacak?

2007 yılında durağanlaşmaya başlayan inşaat sektörü 2008 yılını da durgunlukla kapatacak görünüyor. Amerika’ da mortgage kriziyle başlayan ve bütün dünyaya yayılan finansal kriz Türkiye’ de de kendini hissettirmeye başladı. Etrafta yığınla yapılmış her türlü konut projeleri  üstelik çok güzel kampanyalarla  alıcıların beğenisine sunulmuş durumda. Peki ya alıcı ne durumda!! Alıcı şaşkın ve tedirgin olan bitene anlam vermeye çalışıyor.

Son zamanlarda Mynet Emlak’ da  soru cevap köşesinde ve etrafımdan en fazla aldığım soru; Ev fiyatları ne olacak? Sizce elimizdekini şu an satmalımıyız? Yoksa yatırım amaçlı almalımıyız? Yada  bir süre daha beklemelimiyiz? Krediler çok yüksek bu aşamada ev almak ne kadar doğru? gibi sorulara tüketici yanıt arıyor.

Konut kredileri çok yükseldi hatta bir çok bankada % 2 lerin üzerine çıkmış durumda. Diğer taraftan bakıldığında konut fiyatları düşmeye başladı.Bu düşüş 2009 yılında da devam edecek görünüyor .Her zaman söylediğim gibi birbiriyle ters orantılı gelişiyor konut fiyatları  ve kredi faiz oranları. İnşaat malzemelerinde de fiyatlar düştü ancak bir yere kadar dolayısıyla inşaat  maliyetlerine bakıldığında konut fiyatlarında çok büyük düşüşler olmayacağını söyleyebiliriz.

Gözardı etmemiz gereken başka bir durum  tüketicilerin konut kredisi kullanarak bir, iki hatta daha fazla evi alması olmuştu. Bu durum yaşanan kriz ile beraber tüketiciyi zor duruma sokmaya başladığı an piyasa da enteresan birbiriyle çelişen fiyatlar oluşmaya başlayacaktır. Çok kısa bir süre önce neredeyse bankaların konut kredisi vermek için birbiriyle yarıştığı dönemde  hemen hemen her başvuran tüketiciye konut kredisi verildi. Talep arttıkça konut fiyatları yükseldi.  Bu durum aslında reel olmayan konut fiyatları yarattı. Tüketici elinde küçük bir nakit ile üzerini kredi çekerek aslında   geleceğini ipotek ederek yatırım yapmaya başladı. Dolayısıyla konut fiyatları reel  seviyesine gelmek durumunda.

Piyasada oluşan ve oluşacak gayrimenkul fiyatlarından yararlanmak isteyen ve cebinde nakit parası olan için çok güzel fırsatların olacağını söyleyebiliriz. İnanılmaz güzel konut projeleri yada ticari gayrimenkuller hatta arsa ve araziler hepsi değerlendirilebilir.

Kiracı iseniz ve oluşan şartlardan yararlanmak istiyorsanız bu arada  gönlünüze bütçenize göre bir ev bulduysanız  cebinizde ise minimum % 50 nakit paranız var ve kalanını konut kredisi kullanarak ev sahibi olmayı  düşünüyorsanız bunuda değerlendirin derim. En azından kiraya ödeyeceğiniz parayı kendi evinize ödemiş olursunuz. Unutmamak gerekiyorki kesinlikle bütçenizi aşan yatırımlar yapmayın ayağınızı yorganınıza göre uzatın taksitlerinizi ödeyeceğiniz şekilde ayarlayın.

Elinizdeki gayrimenkulleri satmak için ise doğru bir dönem olmadığını görüyoruz. İhtiyacınız yok ise elinizdekini satmak için beklemek talebin az olduğu bu dönem daha iyi olacaktır. Nitekim satılabilir gayrimenkullerin çoğu rayic değerlerinin altında satılabiliyor.

Şimdilik Konut Fiyatları ve Gelişmeleri bizim pencereden böyle görünüyor gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz ve yorumlayacağız.

Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin Yazdı…


( yorum ekle )

Kira Sözleşmesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Av.Yasin ÖZKAN

Av.Yasin ÖZKAN

Av.Yasin ÖZKAN  | Hukuki sorunlarınızı bana yazın çözüm bulalım.

av.yasinozkan@Qurbaa.Com | 17 Kasım 2008 Pazartesi

||| Kira Sözleşmesinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlayan ekonomik kriz gerek konut gerekse iş yeri kira sözleşmelerinin imzalanmasında ve uygulanmasında tarafları  bir kere daha dikkatlice düşünmeye ve davranmaya sevkediyor.

Ev sahipleri sağlam bir kiracı bulup kiralarını sorunsuz ve düzenli bir şekilde almak isterken işini kaybetme korkusuyla yaşayan kiracılar ise anlayışlı gecikmelerde kendisini idare edebilecek mal sahiplerini  arıyorlar .

Son günlerde kiralarını ödeyemeyen kiracıların mal sahiplerine yönelik indirim taleplerini duyduğumuz gibi büyük iş veren şirketlerden de işci çıkarma haberleri duyulmaya başlandı bu şartlar çerçevesinde  hem kiracı hem de kiralayan kendini güvende hissedemiyor maalesef.  Elbette bu günler gelip gecici aslolan her şeyin normal seyrinde gitmesi. Piyasalar durulunca ekonomi tekrar normal seyrine girecek buna inancımız tam  ancak bu dönemde biraz daha dikkatli ve ihtiyatlı davranmak gerekir diye düşünüyorum.

Bu hafta yeni kira sözleşmesi imzalayacak ve daha önceden sözleşme  imzalamış olanlara bazı hatırlatmalarda bulunayım istedim bu hatırlatmalarım gerek kiracılar yönünden gerekse mülk sahipleri yönünden dikkat edilmesi gereker ana başlıkları  kapsıyor. Bu genel bilgilerin yanında her taşınmazın ve sözleşmenin kendine has özellikleri olacağını unutmamak gerekir.

KİRA SÖZLEŞMESİ NEDEN ÖNEMLİ ?

Gerek kiracı gerekse kiralayan yönünden kiracılık ilişkisinin kurulma anında imzalanan sözleşmenin önemi büyüktür ilk anda dikkat edilmeyen bazı şartlar ileride tahliye davalarında yada kira bedellerinin ödenmesinde ve artış durumlarında çok önem arzedebilmektedir. Uygulamada kira sorunları çokca karşımıza çıkıyor ve genelde ilk sorulan  soru dava ne kadar sürer oluyor bizde bu soruya kira bedelinin zamanında ödenip ödenmediğine ve sözleşmenin güzel bir şekilde düzenlenip düzenlenmediğine taraflar lehine ve aleyhine olan maddelere bakarak cevap veriyor ve çözümler üretiyoruz.

Sözleşme yapılırken taraflarca önemsenmeyen üzerinde durulmayan bir madde   dava aşamasında avukatlar içir  çok değerli ve gerekli olabiliyor.

KİRA SÖZLEŞMESİ İMZALANIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

I) - KİRACILAR

- Kiraya veren, taşınmazın yasal mal sahibi yada yetkili temsilcisimi
- Dönem artışları hangi oranda yapılacak
- Tahliye taahhüdü isteniyormu
- Sözleşme şartlarında aleyhe durum varmı

II) - KİRALAYANLAR

- Kira artış şartı bu gayrimenkulün piyasasına uygunmu
- Sözleşmede tahliyeyi ve artışı olumsuz etkileyecek şartlar varmı
- Sözleşme boyunca sorumluluğu devam edecek sağlam bir kefil varmı
- Doğru bir kiracı secimi yapıldımı

KİRA BEDELİ TÜRK LİRASIMI OLSUN,  DOVİZ ÜZERİNDENMİ OLSUN?

Uygulamada YTL üzerinden yapılan sözleşmelerde  enflasyon oranında artış yapılmaktadır. Ancak taraflar arasında bunun aksi yönde bir düzenleme de yapılabilir  döviz karşılığı akitlerde ise kanun gereği artış şartı konamamaktadır. Sözleşme düzenlenirken kira bedelinin ödeneceği para birimi iyi  belirlenmelidir.

KİRA ARTIŞLARI NASIL BELİRLENMELİ

YTL üzerinden kira artışları her yıl enflasyon oranında yapılmakla birlikte uzun süreli kira sözleşmelerinde bu artışlar günün ekonomik koşulları ve piyasa rayiçlerine göre yetersiz olabilmektedir. Bu durumda kira sözleşmelerinde  uygulamada enflasyon artı %10 -%20 gibi oranlar belirlendiğini  görüyoruz. Bununla birlikte uygulamada  kira tespit davası ve uyarlama davası açarakta kiralar günün rayiç bedellerine çekilebilmektedir.

Bundan 5-6 sene önce dövizin sürekli artmasından dolayı bazı mal sahipleri döviz üzerinden kontrat yaparak kendilerini enflasyon karşısında daha sağlama alıyorlardı ancak son yıllarda yerinde sayan kurlar bu kişilerin beklentilerini boşa çıkardı ve karşılıklı çıkar dengelerinde mal sahipleri aleyhine bozulmalar oldu. İşte bu dengesizlikler yönünden de döviz kira bedellerini günün ekonomik koşulları ve piyasa rayiç değerlerine göre  dava yoluyla uyarlama imkanı bulunmaktadır.

Gerek mal sahipleri gerekse kiracılar yönünden yaşanan tedirginliklerin en kısa sürede yerini güven ortamına bırakması dileğiyle herkese kolaylıklar dilerim…

Av.Yasin ÖZKAN

Qurbaa.Com

Hukuki sorularınızı bana ulaştırmak için av.yasinozkan@qurbaa.com adresine e-mail atmanız yeterli…

Av. Yasin ÖZKAN Qurbaa.Com için yazdı…

Çözüm Ortağımız >>> www.tapugarantisi.com


( yorum ekle )
Nov 17

Metrobüs’e değil, Metro’ya binmek istiyorum / Hakan AMAN


17 Kasım 2008 Pazartesi


İstanbul zor bir şehir. Git gide zorlaşıyor. Özellikle şu dillere destan trafiğiyle…
Geçen aylarda sizlerle METROBÜS sorunuyla ilgili düşüncelerimi belirtmiştim. O günlerden bu güne çok şey değişti. Metrobüs hattı Zincirlikuyu’ya kadar geldi. Bir geldi pir geldi. Meğerse kalıcı gelmiş hattıda uzatıyorlar.. Üzülsekmi sevinsekmi anlamadım gitti.

İşin açıkçası Metrobüs projesi’ne oldum olası inanmadım. Hala inanasım gelmiyor. Ben bu projenin gelecek 5 -10 yıl içerisinde iptal edileceğini düşünüyorum. Yada bu metrobüs projesini hayal eden kişiler gelecek yakın zamanlarda çok ciddi bir ekonomik kriz sonucu insanların araçlarına zaten binemezler diye düşünmüş olabilirler. Beklide ciddi bir petrol kıtlığı olasılığını hesaplamışlar ve toplu taşımanın önemini özellikle yer üstünden aşmayı uygun görmüşler. Bana göre yalan dolan şeyler bu bahaneler. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan üstten toplu taşıma olayı maalesef ülkemizde ve dünyanın en büyük metropollerinden birinde İstanbul’un en işlek yol güzergahında gerçekleştiriliyor. Kime sordular, nasıl karar verdiler bilmiyorum bildiğim bir şey varsa oda benim bir proje düşmanı olmadığım… Bir proje gerçekleşeceği zaman ki bu proje İstanbul’da ikamet eden herkesin yollarının kesiştiği bir yer ise mutlaka halkın sesi dinlenmeliydi, yada sivil toplum kuruluşlarının, yada dernek, kulüp vs. vs. gibi birçok kesimden olur alınmalıydı, bilgi verilmeliydi. Ben bu projeden kimin kazançlı çıktığını çok iyi biliyorum, tabiî ki ihale edilen firmalar… Kimin mağdur olduğunu da çok iyi biliyorum tabiî o yolu , o güzergahı kullanan tüm vatandaşlarımız. Biz motosiklet tutkunu insanlar ise zaten doğuştan mağduruz, ezik takılıyoruz artık trafikte… Tıpkı ambulans, itfaiye araçları gibi. Polisler zaten bir şekilde yarıyorlar o kalabalığı onlar asla mağdur olmazlar. Fakat bilen bilir daha yeni monte edilen EDS sistemleri sonuç vermeye başlamıştı, biz motosiklet kullananlar bile EDS ‘den geçemiyorduk. Şimdi mi..? Öyle bir emniyet şeridi ve EDS alanı kalmadı çünkü yol kalmadı… Korkunç olan aslında güzelim boğaz köprüsünde zaten kısıtlı ve yetmeyen şerit sayısıda düşecek. Neden mi..? Çünkü Metrobüs hattı Kadıköy’e Fenerbahçe Stadı’na kadar gelecek. Yollara başlandı , trafik bir berbat oldu, bir beter oldu anlatılmaz yaşanır diyorum..

Bu İstanbul yaşanması, yol alması zor bir şehir.
Allah her gün o yolları kullanan önce motosiklet kullanıcısı arkadaşlarıma sonrada o trafik kabusu içerisinde yol almaya çalışan otomobil ve benzeri araç kullanan vatandaşlarımıza sabırlar versin. Çok zor ve anlaşılması güç bir durum. Sanki bir yerlerden bir ses o altındaki aracı sat ve metrobüs kullan der gibi. Ama o sesin kime ait olduğu belli..! O ses şuan görevde olan ve bu projeyi üreten süper zeka sahibi, bu şehri sanki yeniden fethetmiş görünen zatı muhteremlerden başkası değil. Bu kişilere karşı bir inancım kalmadı bilmenizi istiyorum. Bu kafayla bizler yakında geçecek yer dahi bulamayız.

Ben Metrobüs’ e değil Metro’ya binmek istiyorum…
Tek istediğim yerin altından giden Metro ile , kimseyi rahatsız etmeyen, özgür olduğumuz saatleri trafik sorununda geçirmeden, bu güzel metropole yakışır bir ulaşım aracıyla gideceğim yere gitmektir. Tabi motosiklet kullanmadığım zamanlarda. Bu hayalim sanırım yaşayabileceğim zaman dilimlerinde sadece , mevcut varolan metro hatlarında, tramvay hatlarında ve tüp geçit hattında olabilecek gibi görünüyor… Yazık çok yazık. Harcanan paralara ve insanlara çektirilen trafik sıkışıklığına.
Öz kardeşim dahi her gün Zincirlikuyu’dan Yenibosna’ya bu vasıtayı kullanıyor. Yani her gün iş ve ev arasında Metrobüs kullanıyor ve gerçektende hızlı… Buna şüphem yok . Bende kullanıyorum zaman zaman mecbur bırakıldığım ve alternatif olmadığı için. Karşı çıktığım tek sorun ise bu olayın yeraltından gerçekleştirilmemesidir. Kısacası ben Metro’ya binmek istiyorum Metrobüs’e değil. Sanırım şu tüp geçit projesi için büyük övgüler yağdırdığımız insanlar yaptıkları her işte onlara alkış tutulacağını zannediyorlar. Çok büyük yanılgı içerisindeler hemen hatırlatayım. Metrobüs İstanbul’un kabusudur. Trafiğine bir çelme takmaktır. Biz İstanbul’da yaşayanları kazıklamaktır. Gelecek nesillere berbat bir yol haritası bırakmaktır. İster inanın ister inanmayın. İstanbul’un trafik kabusu olan Metrobüs projesi, gelecek nesillerin trafikte geçireceği her sıkıntılı dakikada sizlere edeceği küfür kadar kötü bir projedir. Varın gerisini siz düşünün..!

Not : Facebook üzerinden bir grup oluşturdum destek vermek isteyen herkese bu linki uzatın..! Aracınız motosiklet veya otomobil olabilir. Metrobüs güzergahında yaşadığınız sorunları burada ytazabilir, dile getirebilirsiniz.
Grup adresi adı : METROBÜS’e değil, METRO’ya binmek isteyenler
http://www.facebook.com/home.php?#/group.php?gid=33679644862


Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

( yorum ekle )
Nov 12

BATI ATAŞEHİR DE YOL ÇİLESİ / Hatice KOLÇAK

BATI ATAŞEHİR DE YOL ÇİLESİ

Anadolu yakasının gözbebeği, parlayan yıldızı, residanslarıyla, plazalarıyla yeni açılan gözde alışveriş merkezleri, Merkez bankasının bölgeye taşınacağı  ve ana arterler üzerinde olmasıyla  Ataşehir özellikle çalışan kesimin ve yatırımcının ilgi odağı oldu. 

Özellikle yeni kurulan Batı Ataşehir bölgesinde yapılan site özellikli elit konut site projeleri çoğumuzun en azından bir kere merak edip giderek baktığı fiyatını özelliklerini öğrendiği ve almak için gayret sarfettiği projeler Türkiye çapında ciddi inşaat firmaları tarafından yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.

A ve B grubu alıcı kitlesine  hitap eden bu bölgede yapılan konut projeleri, residanslardan bazıları Ağaoğlu My world, Uphill Court, Kentplus, Incıty, Stargate, Trıo ve Paladıum Alışveriş Merkezi. Birçok projede teslimatlar bitti ve oturum başladı ancak hala şantiyeler devam ediyor. Yeni şantiyeler yada eksik kalan işlerin yapıldığını görüyoruz.

BATI ATAŞEHİR DE YOL ÇİLESİ

BATI ATAŞEHİR DE YOL ÇİLESİ

Bu bölgede birçok şeyin değiştiğini günbe gün farkedersiniz ancak değişmeyen tek şey evinize işinize gitmek için sabah akşam kullandığımız kavşak ve kavşağa giden 500 metre  yolun  ne kadar kötü durumda olduğudur. Asfalt demeye bin şahit lazım bu yol için. Kamyonların bozduğu yamalı bohça görünümünde olan bu yolda bol çukurlarda mevcut. Köylere ulaşmak için kullanılan patika yolları hatırlatıyor insana. Topu topu 500 metreyi geçmeyen yolun neden bir türlü yapılamadığınıda merak etmişimdir. Yani böyle bir yerde bu kadar güçlü inşaat firması bu kadar güzel proje yaparken ve milyarlara satarken  yolun bu durumunu çözemezlermiydi?

Her gün binlerce insanın kullandığı bu kavşaktan geçmeden etraftaki sitelere gitmek neredeyse mümkün değil. Trafik sorununu çözmek için başlayan  tünel inşaatı ise bir türlü bitmek bilmedi.Zaten otomobillle yol alırken zıplaya zıplaya gidebildiğimiz yola birde tünel inşaatı işi girince hepten çekilmez oldu.Yolda zıplayarak giderken karşımıza iş makineleride çıkmaya başladı. Çoğu zaman tek şeritten sağlanan trafikte hayıflanırken asfaltın ne kadar kötü olduğunu bile unutuyoruz .

Sene başında benimde çok beğenerek taşındığım bu bölgede arabam gel gitlerde işte tam bahsettiğim meşhur yolda bozuldu. 2005 model olan arabam kullanılamaz hale geldi. Masrafı değerine yakın olduğu için çok ucuza elden çıkarmak zorunda kaldım. Büyük zorluklarla bir dünya para verilerek risk alınarak satın aldığımız, kiraladığımız  konutlarımıza (üstelik bunlar çok pahalı projeler) hiç  yakışmayan bu yolda birde arabamızı feda etmiş oluyoruz. 
Neredeyse her gün birkaç trafik kazası ve bol bol kavgaların yaşandığı meşhur Batı Ataşehir kavşağı yol inşaatı bitene kadar daha da sabretmemiz gerekecek anlaşılan. Olsun büyüklerimizin dediği gibi sabrın sonu selamettir. Umarım Batı Ataşehir in meşhur kavşağı artık biter ve bitmeli ….

Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin yazdı


( yorum ekle )
Nov 11

Kask takıyorsan SAPIK, Motosiklet kullanıyorsan ölürsün / Hakan AMAN


10 Kasım 2008 Pazartesi

Güzel bir haftayı daha geride bıraktık. Haftalar, aylar, yıllar geride kalırken zamanla birlikte tüm yaşananları da geride bırakıyoruz. Anılarımız da kalan iyi kötü anlarla. Bazı şeyler vardır asla unutulmuyor. Unutulmaması da gerekiyor…

Birkaç haftadır ortalık çok karışık görünüyor. Ekonomik kriz, mali kriz, küresel kriz derken yaşadığımız ülkeyi de birşekilde donatıverdi bu kriz ortamı. Zaten gergin zamanlar geçiren bu ülke insanına ağır gelmeye başladı sanırım. Maddi anlamda birçok kuruluş gibi kişilerde zor zamanlar yaşıyor. Toplum olarak aynı havayı soluduğumuzdan dolayı hep beraber sorunları yaşıyoruz. Olacak olur mutlaka, yaşanılacak iyi kötü anılar yaşanır… Yaşanan bu olumsuzluklar biz motosiklet kullanıcılarınıda aşırı rahatsız edici boyutlara çıktı. Maddi olarak yaşanılan problemler bir yana tabii, az yada çok bizlerde krizin verimliliğini tadıyoruz bir şekilde. Bahsetmek istediğim şey ise biraz daha farklı bir durum. Bir kasklı sapık furyasıyla karşı karşıyayız. Önce Ankara’da yakalanan ve gerçekten bir çok küçük çocuğa tacizde bulunan ve devletten maaşlı bir motosiklet kullanıcısı yüzünden zan altında kalmamız birçok motosiklet kullanıcısını tedirgin etti. Şimdilerde ise sorunun boyutları biraz daha büyüdü. Malum bir motosiklet kullanıcısı olan, aynı zamanda paket servis elemanı olarak Etiler’de tanınmış bir mekanda çalışarak hayatını idame ettirmeye çalışan bir kişiye karşı yapılan KATLİAM bizleri gelecekte zor zamanlarla karşı karşıya bırakacak türden bir olay. İlk olay gayet basit bir biçimde suçu işleyenin adalete teslim edilmesiyle son buluyor. Suçlu olduğu anlaşılıyor ve uzun bir süre işlediği suçların cezasını ödeyecek içeride diken üzerinde oturarak. Tabi yaşarsa..!

Selehattin Cirit’ti katlettiler..



Selahattin Cirit Okmeydanı’nda 50 kişinin saldırısına uğradı. Silahla ateş açıldı, demir ve sopalarla ölesiye dövülerek katledildi. Belki gerçekten suçluydu. Beklide suçsuz garibanın biriydi ki çoğunluk bu kanaatte. Adalet, hukuk, güvenlik dahi işlemeden sorgu ve sual olmaksızın katledildi. Acaba kimin psikolojisi bozuk, ölenin mi, öldürenin mi..? Acaba kim sapık ölen mi öldüren mi..? Acaba kim katil, ölen mi, öldüren mi..? Yazıklar olsun eğer o suçu işleyen her kim ise..! Tacizcisi, sapığı, katili, vebalcisi..! Ama her zamanki gibi olan oldu tabi. Giden gitti kalan ise yola devam ediyor. Bir gün yaşamı bir şekilde sonlanana kadar…

İki farklı ilde iki farklı olay…

Motosiklet ortak kullanım aracı. Polis bir yanda, motosikletleriyle durmayıp kaçanlar diğer yanda. Hadi birini anlıyorum hırsız var ortada polisin motosikletini çalmışlar adamda gitmiş kendi işini halletmeye ateş etmiş. Bunu anlayabiliyorum belki ( bende motosikletimi çaldıran biri olarak bazı durumlardan geçtim..) ya diğer polisimiz ne yapıyor, suçsuz günahsız ve tabiî ki ehliyetsiz bir motosiklet kullanıcısı genci vuruyor ve ölümüne neden oluyor. Kim suçlu kim suçsuz gerçekten ayırması zor. Ama adalet çabucak ayırıveriyor. Hepimiz biliyoruz ki Polisin yetkileri geniş, dur ihtarına uymayan ve şüpheli gördüğü kişilere ateş etme yetkisine sahiptir Türk Polisi. Fakat kime ateş edip etmeyeceğini kestirmekte zorlanan kişilerin meslekten çıkartılması bir çok güzel hayatın yaşamaya devam etmesi anlamına gelir. Bizler her zaman Türk Polisinin yanındayızdır. Fakat bazı durumlarda kaçmayı tercih edebiliyoruz bir şekilde ama ölmeyi asla hak etmiyoruz..!

Kaskın altındaki sapık mıyız, motosikletli suçlu mu..?

Sanırım motosiklet kullanımı arttıkça bilinçsiz ve bu aracı art niyetli kullanacak, suç ortağı yapacak insan (suçlu) sayısı da artacak. Ayırt etmek gerçekten zor. Fakat şunu bilmeliyiz ki motosiklet kullanmak zor iş bu büyük Metropol şehri İstanbul’da hangi yol’dan geçsek, hangi mahalleden geçsek sorun var. Motosiklet kullanan insanları anlamıyorlar, saymıyorlar, sevmiyorlar. Sevenler’ de bize arka çıkmıyor bakıyor geçiyorlar yerde ölü gibi yatsak da..!

Şimdi hepinize soruyorum; Ne Yapmalıyız ..?

Kazasız ve keyifli sürüşler...



Not : Malum doğum günüm 10 Kasım bu günde doğum günümü kutlayan ve yanımda olan tüm sevdiklerime teşekkür ederim.
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

( yorum ekle )
Nov 04

Kentsel Dönüşüm / Yenileme Nedir ?

Av.Yasin ÖZKAN

Av.Yasin ÖZKAN

Kentsel Dönüşüm / Yenileme Nedir ?


Ülkemizde 1960-1970 li yıllardan beri  çarpık yapılaşmanın baş aktörü  konumundaki gecekondulaşma sorunu ve devlet arazileri üzerine izinsiz yapılan kaçak, imarsız, iskansız, mimari ve statik yönden hiçbir özelliği ve güvenliği olmayan yapıların ortadan kaldırılması ile yerine günümüz inşaat teknolojileri kullanılarak güvenli binaları rekreasyon alanları yolları parkları sosyal donatıları ile yeni yaşam alanları oluşturmak herkesin ortak dileği olsa gerek..

Ancak çarpık kentleşme sorunu o kadarda kolay çözülebilecek bir sorun değil maalesef bunun için öncelikle yeterli yasal düzenleme ve  çıkarılan kanunları kararlılıkla uygulayacak bir kamu iradesi gerekiyor.

Ülkemizin 1. derecede deprem kuşağında olmasıda eskiyen yıpranan cöküntü alanı olarak tanımlanan bu alanlardaki yapı stokunun derhal ıslah edilmesini zorunlu kılmaktadır.

Kentsel dönüşüm deyince tapu tahsis belgesi kavramıyla karşılaşıyouz kısaca bu belgeden bahsedelim.

Tapu Tahsis Belgesi Nedir?

1984 yılında çıkarılmış olan 2981 sayılı imar affı kanunu ile devlete (hazine, vakıf, belediye) ait araziler üzerine 1984 yılından önce yapılmış olan gecekondulara bir defaya mahsus af getirildi ve kişilere müracaat imkanı sağlandı o zaman kurulan yeminli teknik bürolar müracaat sahiplerinin sahiplik belgelerini alarak dosyalar hazırladılar ve hak sahiplerine tapu tahsis belgesi adında belgeler düzenlenerek verildi.

Tapu tahsis belgesinin hukuki niteliğini ”bu yerin  tapusu devletin seninde üzerinde gecekondun var şimdilik gecekonduyu yıkmıyorum senden işgal parasıda  almıyorum ileride imar uygulaması yaptığım zaman senin tapu tahsis belgen tapuya dönüşecektir. Bu süre icinde gecekondunu yıkarsan hakkın kaybolur şimdilik orada oturmaya devam et ”  anlamına gelen bir belge olarak özetleyebiliriz.

Kentsel Dönüşüm / Yenileme Nedir ?

Kentsel Dönüşüm / Yenileme Nedir ?

Kentsel Dönüşümü Kimler Yapıyor?

Kentsel dönüşüm çalışmaları günümüzde belediyeler ve toki tarafından uygulanıyor uygulamanın özel sektör ayağında ise arazi geliştirme şirketleri ve inşaat şirketleri göze çarpıyor ancak uygulamanın yapıldığı hemen hemen her yerde tartışmalarda beraberinde sürüp gidiyor.
Hatalı ve keyfi uygulamaları tasvip etmek elbette mümkün değil ancak bu uygulamaların yapılmasında da hem toplum hemde devlet olarak yararımızın olacağı açıktır.

Kentsel Dönüşümlerin Vatandaşa Faydası ne?

Kentsel dönüşüm alanı olarak belirlenen alanların çoğu aynı zamanda tapu mülkiyeti yönünden de problemli alanlar , buralar genellikle hazine yada vakıf arazisi. Ve tapusu kamuya ait yerler ancak 1984 yılında çıkarılan imar affı kanunu ile buralara TAPU TAHSİS BELGESİ verilmiş tapu tahsis belgesi mevcut gecekonduyu korumaktan başka bir işe yaramıyor vatandaşa gecekondunu koru diyor. Gecekondu yıkıldığı anda tapu tahsis belgeside gecersiz hale geliyor hal böyle olunca o gecekondular demirbaş gibi şehirlerimizde durmaya devam ediyor. Gecekonduda oturulduğu sürece devlet o işgalciden imar affı kanunu  gereği işgal parası(ecrimisil)da almıyor. Bu durum diğer vatandaşlar nezdinde rahatsızlık yaratıyor. Bütün bu hukuksal ve yapısal çarpıklıklar günümüzde kentsel dönüşüm uygulamaları ile çözülmeye çalışılıyor.

Kentsel Dönüşüm Yapılırsa Ne Olur?

Hazine ve vakıf arazilerinin tapu tahsis belgesi sahiplerince bedelsiz yere işgali engellenmiş olur.
Gecekondular kentin merkezi yerlerinden kaldırılmış olur.
Tapusu devlete tapu tahsis belgesi ile vatandaşa verilmiş yerlerin  mülkiyet sorunları çözülmüş olur.
Çöküntü alanları ortadan kaldırılarak Olası deprem durumunda can ve mal kaybı en aza indirilmiş olur.

DAHADA ÖNEMLİSİ İSTANBUL GİBİ METROPOL ŞEHİRLERDE KALİTELİ VE MERKEZİ LOKASYONDA YAŞANAN ARSA SIKINTISINA  KENTSEL DÖNÜŞÜM UYGULAMALARI İLE KALİTELİ ARSALAR ÜRETİLEREK KATKIDA BULUNULMUŞ OLUR. BU SÜRECTE İNŞAAT SEKTÖRÜNDEKİ KÖKLÜ FİRMALARIN BİLGİ VE DENEYİMLERİNDENDE MUTLAKA FAYDALANILMASI GEREKİR.

KURUMLAR ÖZEL SEKTÖR VE MESLEK ODALARININ KATILIMI İLE YAPILACAK UYGULAMALAR İLE KENT KİMLİKLERİNİN KORUNMASI SAĞLANIR BU ŞEKİLDE  ARZU EDİLEN NETİCEYE DAHA KOLAY ULAŞILIR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

Av.Yasin ÖZKAN

Qurbaa.Com

Hukuki sorularınızı bana ulaştırmak için av.yasinozkan@qurbaa.com adresine e-mail atmanız yeterli…

Av. Yasin ÖZKAN Qurbaa.Com için yazdı…


( yorum ekle )
Nov 03

MORTGAGE (KONUT KREDİSİ) YAKIYOR / Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK

Hatice KOLÇAK | Qurbaa.Com Köşe Yazarı | 03 Kasım 2008

MORTGAGE  (KONUT KREDİSİ)   YAKIYOR

Daha geçen sene 1.30 seviyelerinde olan konut kredileri acaba % 1 seviyelerine ne zaman iner diye hesap kitap yaparken bütün hesaplarımız alt üst oldu. Şaşkına dönen vatandaşımız ihtiyacı olsa bile ev alıp almamakta kararsız. Basında her gün çıkan olumsuz haberler, çizilen karamsar tablolar,  sürekli tırmanışta olan krediler gerçekten ne yapacağını şaşırmış vatandaşı bu konuda beklemeye itiyor.

Daha yeni mortgage kredisine başvuran bir okurum krediye başvururken faiz oranının 1,44 olduğunu ancak krediyi kullanma aşamasına kadar önce 1,55 sonra 1,70’ e faizin dayandığını söylüyordu. Allah’ tan kredisi çabuk onaylanmıştı  çünkü oranlar 2 ‘ lere kadar çıkmış bulundu. Evet çok değil son bir ay içinde bir anda yükselme trendine giren  faiz oranları her geçen gün durdurulamayacak şekilde artmaya başladı.

Geldiğimiz noktada yaşanan kriz ile beraber 360 aya uzayan konut kredi faiz oranları 60 aya kadar indi üstelik faiz oranları 2,00 nin üstüne çıkmış durumda. Gerçekten inanılmaz bişey bu. Oysa yapılan bu kadar güzel projeler varken, alınabilecek alternatif konutlar bu kadar çokken birçoğumuz sadece  faizlerin düşmesini bekliyordu ev almak için. Soran herkese aynı şeyleri söylemiştim beğendiğiniz bir ev varsa ve fiyatı bütçenize uyuyorsa alınabileceğini her fırsatta söylemiştim

Mortgage ( Tut-Sat )

Mortgage ( Tut-Sat )

Sektörde şu an her banka farklı kredi oranları ve vadeler uyguluyor. Konut kredisi kullanırken iyi bir araştırma yapılmalı, en uygun vade ve oranı veren banka tercih edilmeli. Konut kredi faiz oranları 2 ve üstüne çıkmış bankalardan bazıları  HSBC, Teb, Bankpozitif ve Anadolubank iken en düşük kredi oranı veren bankalardan biri Garanti Bankası 1,80. Garanti bankasını diğer bankalar izliyor. Ancak unutmamak gerekirki mortgage kanunumuza göre kullandığınız krediyi faizler düştüğünde aynı banka yada farklı bankalardan yeni faiz oranlarına göre tekrar yapılandırabiliyorsunuz.

Şu an asıl soru şu; Faizler bu kadar yüksekken konut almak ne kadar doğru? Eminim birçoğunuz bu sorunun cevabını bulmaya çalışıyorsunuzdur. Benim cevabım yine aynı olacak. İçinize sinen bir ev bulduysanız fiyatı bütçenize uyuyorsa kaçırmayın alın derim. Çünkü yükselen faiz ve konut fiyatları ters orantılı gelişiyor. Yani faizler yükselirken konut fiyatları düşer, faizler düştüğünde ise konut fiyatları yükselir.Hemen hemen her zaman denge vardır.Gayrimenkul alırken en önemli nokta doğru fiyattan doğru lokasyonda yer  almaktır. Doğru fiyat ve lokasyonda alınan bir gayrimenkul her zaman için yapılmış doğru yatırımdır.Unutmayalımki mal alınırken kazanılır dolayısıyla fiyat çok çok önemlidir.

Tabii şunuda eklemeden geçmek istemiyorum. Mümkün olduğu kadar alacağınız evin tutarının min %30 – 50 arası elinizde nakit olsun. Kalan kısmı için konut kredisi kullanmanız hem taksitlerinizin düşmesini hem alacağınız kredi riskini en aza indirir. Boyunuzu aşacak kredilere girmeniz, tamamına yakın kısmını kredi kullanarak büyük riskler alarak gayrimenkul almanız sıkıntılı şu günlerde sizleri ileride zorlayacaktır.Ancak elinde nakit parası olup gayrimenkul yatırımı yapmak isteyen yatırımcılar için ise fırsat günlerinin geldiğini söyleyebiliriz.Bunlar dikkatli olur ve piyasayı kovalarsa çok iyi fırsatlar yakalayacaklardır.

Hatice KOLÇAK Qurbaa.Com İçin yazdı


( yorum ekle )

Ben bu Şile olayını çok seviyorum yaaa../ Hakan AMAN


03 Kasım 2008 / Pazartesi

Keşke havalar hep böyle gitse. Yaz’dan kalma çok sıcak ve güzel bir hafta yaşadık. Geçen haftalarda İstanbul’u suya boğan yağışlardan sonra havaların bu kadar güzel bir şekilde geçmesi çok iyi oldu doğrusu. 29 Ekim Cumhuriyet bayramı olsun, ikiTekerim.Com Şile Mangal gezisi olsun bu güzel havada keyifli ve güzel bir biçimde geldi ve geçti...

2 hafta önce hatırlayacağınız üzere İzmit Körfez Pistinde yarışlara gitmiştik. Dönüşte ise motosikletim ( Hyosung GT 250 ) bana sorun yaşattı. Motordan ses gelmeye başladı İstanbul’a 10 kilometre kala bu sorun yüzünden daha temkinli ve daha yavaş bir hızla evime geldim. Fakat ciddibir problem olduğu bir gerçek. Ertesi gün makine beni yolda bırakmadan servise bıraktım. Sonuç krank ve piston değişecek. Anlayacağınız bu güzelim havalarda motosikletimi serviste yatırdım. Ama motosikletsiz kalmadım doğrusu. Servisim sağolsun bana yedek motor verdi. Bu iki haftadır emanet motosikletlerle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kortejinde yer aldım. 02 Kasım Pazar günü Şile’ye sevgili ikiTekerim.Com sakinleri ile mangal keyfi yaptık. Bunca yol yaptım anlayacağınız bu güzel havalarda ve hep emanet bir motosikletle. İnsan emanet bir malla hiç rahat edemiyor doğrusu. Ama yinede keyifle bu güzel organizasyonları geride bıraktım. Özellikle geçen senenin coşkusu ve kalabalığından yoksun olarak yaptığımız 29 Ekim Teröre Lanet, Şehitlik Korteji. Hazırlık süresinin az olması, birçok kulüp, dernek ve web sitesinin bu korteje katılmaması organizasyon katılımının az olmasına sebep oldu. Fakat gelen herkes çok bilinçli ve özveriliydi. Herhangi bir provakasyon ve herhangi bir aksilik olmadan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı biz motosiklet tutkunları için anlamlı bir biçimde geçti. Seneye umarım bir sebep olmadan,bu ülke’nin güzel evlatlarını şehit vermeden, sadece Cumhuriyeti kutlamak için kortej yaparız e şehitlik ziyareti yaparız.

Ben bu Şile olayını çok seviyorum yaaa..



ikiTekerim.Com üyelerimizle mangal keyfi yaptık… Yalnız hemen söyleyeyim öyle 20-30-50 kişi falan değildik. Kalabalık olmayı zaten bende fazla sevmem. Az olsun öz olsun kafamıza göre olsun derim. Genelde böylede oluyor gezilerimiz. Bu hafta bu güzel havayı yakalamışız dururmuyuz be. Cuma günü evimde yemek verdim sevgili site üyesi arkadaşlarıma. Sevdiğim dostlarım desem daha iyi olur aslında. Tüm siteye yemek verebilecek kapasitede değilim buarada Herneyse o akşam kararlaştırdık Şile’de mangal olayını. Offf nede canım çekti yaa şu sucuk olayını Cuma gecesi evime gelen adamlardan sadece 1 tanesi Pazar günü Şile’ye geldi Diğerleri bi şekilde gelemediler. Sağlık olsun başka zamana dedik. Fakat yeni üye arkadaşlarımızdan bir iki tanesi bizlere eşlik ettiler ve 6 motor 7 kişi şilenin yolunu tuttuk. Çok keyifli ve sorunsuz olarak Şileye ulaştık ve hava mü kem mel idi. Mangalı’ da cos cuz ettirdik ve tabii olmazsa olmaz geyiklerimizi ve sohpetlerimizi yaparak fazla geç kalmadan eski yol üzerinden evlerimize dağıldık. Gün çok keyifliydi. Sanırım ne zaman olursa olsun bu Şile’ de mangal yapmak çok iyi geliyor bana yaa. Gerçekten ben çok keyif aldım. Hmm unutmadan mangalı kendi ellerimle yakıp, etleri kendi ellerimle pişirerek servis yapıyorum Valla çok güzel oluyor yaa…


Sevgili Gökhan (GKN) arkadaşıma geçmiş olsun…



Pazar akşamı Motosiklet.Net i incelerken bir kaza topiği gözüme çarptı. Sevgili Gökhan VAROL arkadaşım ( 29 Ekim’de Basın Bülteni Okuyan – 2007 de benim motosikletimle aynı gece , aynı sokakta motoru çalınan arkadaş…) ciddi bir kaza geçirmiş ve Allahtan kendisine çok ciddi bir şey olmamış. Fakat motosikleti baya hasar almış pert ve olmuş. Gökhan’ ın durumu ise gayet iyi herhangi bir sorunu yok. Çok çok geçmiş olsun diliyorum sevgili arkadaşım, ayakta olman, bişeyinin olmaması bizleri sevindirdi. Daha temkinli yol almamız gerekiyor trafikte, Umarım bu son olur sevgili Gökhan kardeşim.


Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

( yorum ekle )
Oct 27

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Coşkusu / Hakan AMAN


27.10.2008


29 Eim yaklaştı. Yine yeni yeniden 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Türkiye Cumhuriyet’imizin Kuruluşu’nun 85. yılını kutlamaya hazırlanıyoruz. Tüm coşkusuyla bu senede 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutlayacağız.

Geçen seneden birçok arkadaşım hatırlar mükemmel bir bayram geçirmiştik. Katılan tüm motosiklet sevdalısı arkadaşlarım büyük bir özenle, tekbir yürekle o güzel ve anlam dolu günü birlikte, yıllarca unutulmayacak bir kortej ile ses getirmeye çalışmıştık. Çok uzun bir motosiklet konvoyu hem gündüz şehitlik programında, hemde gece Bağdat Caddesindeki Fener Alayı programında yüksek katılım göstermişti. Türkiye tek yürek olmuştu Şehitlerimiz için. Tüm motosiklet kulüp, dernek, web siteleri vs. gibi kısacası motosiklet tutkunları tek yürek olarak bir bütünlük içerisinde o gün hiç bir sorun olmaksızın duygulu ve anlamlı anlar yaşadı. Böyle bir an, böyle bir beraberlik, böyle bir birliktelik kırk yılda bir yaşanır. Bu benim kendi fikrim tabi. Hatırlarsınız 29 Ekim aslında her sene coşkulu ve katılımı yüksek geçer. Fakat 2007 yılında çok farklıydı. Çok sayıda şehit vermiştik o günlerde ve bu bakımdan çok anlamlı ve özel bir gündü.

Ne tesadüf bir durumdur ki bu şehit verme olayı bu senede, üstelik daha geçen bir kaç hafta içerisinde yeniden oldu ve çok sayıda şehit verdik. Türkiye her sene aynı senaryo ile karşı karşıya mı getiriliyor? Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramında Teröre Dur Denilecek yine. Fakat geçen sene daha organize bir şekilde hareket edilerek tek yumruk olunmuştu. Bu sene kulüp, dernek veya motosiklet siteleri kendi başlarına, bir birleşme olmaksızın, gündüz şehitlik ziyareti gerçekleştirecekler. Gece Bağdat Caddesindeki Fener Alayı Programlarını yüksek katılımla yine tek bir çatı altında gerçekleştirecekler. 29 Ekim deki Cumhuriyet’e Bağlılık Yürüyüşü için yine Bağdat Caddesi’nde buluşacaklar. On binlerin katılımıyla Bağdat Caddesi’ndeki yürüyüş sonunda MFÖ Üçlüsü muhteşem bir konser verecek. Her yıl Cumhuriyet coşkusunu günler öncesinden Kadıköylülere yaşatan Kadıköy Belediyesi, bu yıl Cumhuriyetimizin Kuruluşu’nun 85.yıl onuruna yakışır bir program hazırladı. Bu programı yerinde izlemek isteyenler için program yapacak bazı web siteleri ise MotoVirus.Com, MotosikletClub.Com , Motosiklet.Net gibi popüler motosiklet siteleri üyeleriyle 29 Ekime özel şehitlik sürüş programı yaptılar. Bu programları web sitelerine girerek öğrenebilirsiniz. Sitemiz olan ikiTekerim.Com ' da 29 Ekim günü bir program yaptı. Katılmak isteyen arkadaşlarımızı bekleriz. Tüm katılım gerçekleştirecek arkadaşlarımız için kazasız, belasız, yağmursuz, provakasyonsuz bir sürüş dilerim.

Ve sevgili kardeşim Tolga DOĞAN evlendi...



ikiTekerim.Com kurucu ortağı, admini, yöneticisi olan sevgili Tolga DOĞAN (TacoTR) kardeşim bu hafta sonu sevgili Burcu PÜSREK (mycapric) ile evliliğe ilk adımını attı. Artık Tolga ve Burcu DOĞAN çifti olarak kayıtlara evli olarak geçtiler.

ikiTekerim.Com üyeleri Tolga ve Burcu DOĞAN çiftini o yağmura rağmen yalnız bırakmadılar. Birçok arkadaşımız gerek motosikletleriyle, gerekse arabalarıyla şiddetli yağan yağmur ve nikah dairesinin o berabat trafiğine rağmen Yalnız bırakmadılar. Tabi ki bende o berbat trafiği bizzat yaşayanlardanım. Çok sinirlendim inanın çoook. O maltepe belediyesinin sevgili başkanı olacak zatı muhteremi tebrik ederim ki güzel bir nikah salonu yaptırmış, gayet modern, çok kalabalık grupları rahatlıkla ağırlayabiliyor olmasından dolayı... Ama o trafiği hiç hesaba katmamasından dolayı ve o güzelim binaya uygun bir otopark yapmaması, yaptıramamasından ötürü şiddetle KI – NI – YO – RUM...!!! Ben sizlerin yerinde olsam kesinlikle o nikah salonunda ne nikah kıydırırım, ne de önünden geçerim. Bir kez gidince çok iyi anlıyor insan. Şiddetle tavsiye ediyorum LÜTFEN NİKAHLARINIZI BAŞKA BİR SALONDA, EN AZINDAN OTOPARK KONUSUNDA MÜSAİT OLAN BİR YERDE YAPINIZ!!! Emin olun pişman olmayacaksınız...
Çiçeği burnunda evli çiftimize Burcu ve Tolga DOĞAN çiftine bir ömür boyu mutlulukular, bir ömür boyu birliktelik diliyorum.

Heeee unutmadan DARISI BAŞIMA

Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

( yorum ekle )
Oct 25

Ev Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Hatice KOLÇAK

Ev Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

- Öncelikle nereden daire alacağınızı doğru belirleyin. Yatırım için bir daire alacaksanız, o bölgede ileride ne gibi gelişmeler olacağını araştırın. Çünkü bir daireyi değerlendiren çevresidir.

- Daire alırken acele etmeyin. O semtteki fiyatları iyi araştırın. Alacağınız daire fiyatı ile diğer daire fiyatlarını kıyaslayın. Gerekirse bir uzmandan yardım alın. Çünkü bir emlak uzmanı sizin dikkat etmediğiniz birçok şeye dikkat edecektir.

- Satın alacağınız dairenin beğendiğiniz daire ile aynı daire olup olmadığını tapudan ve belediyeden kontrol edin.

- Henüz inşaat tamamlanmadıysa en azından kat irtifak tapusu alın.

- İnşaat halinde bir daire alıyorsanız sadece kat irtifak tapusu almak yetmez. Daireyi satan kişiyle ayrıca sözleşme yapın. Sözleşmeyle dairenin ne zaman teslim edileceğini, kullanılacak malzemeyi, zamanında teslim edilmediğinde satıcının size ödeyeceği cezai şartı belirleyin. Ayrıca yapacağınız
sözleşmeye kat irtifakının, kat mülkiyetine çevrilmesini şart olarak ekleyin.

- Alacağınız daire inşaatı tamamlanmış bir daire ise, kat mülkiyeti olup olmadığına dikkat edin. Kat mülkiyeti varsa iskanı da var demektir.

- Tapuda size sadece arsa hissesi devri yapıldıysa satın aldığınız yerin daire değil, sadece bir arsanın payı olduğunu ve bu satış işlemine karşı diğer hissedarlar tarafından önalım(şufa) davası ve ortaklığın giderilmesi için izale-i şuyu davası açılabileceğini bilin.

- Dairenin, geçmiş yıllara ait vergi borcu olup olmadığını araştırın. Çünkü geçmiş yıllara ait borçlardan yeni daire sahibi de eski daire sahibi ile birlikte sorumludur.

- Satın aldığınız yer için belediyeye beyanname vermeyi unutmayın.

- İçinde kiracısı olan bir daire aldıysanız, mutlaka kira sözleşmesine bakın. Aldığınız daireye ihtiyacınız varsa eski daire sahibi ile kiracısı arasındaki sözleşmeye dayanarak veya yeni malik sıfatıyla tapu tarihinden itibaren 1 ay içinde ihtarname tebliğ ettirip 6 ay süre tanıyarak kiracıya tahliye davası açabilirsiniz. Kira bedelleri de yeni malik olarak size ödenecektir.

- Alınacak emlağın tapu kaydı mutlaka önceden kontrol edilmeli.

- Müteahhidin kat karşılığı yaptığı bir inşaattan gayrimenkul alıyorsanız, müteahhitle mukavele yaparak, yaptığınız mukaveleye bitirme tarihi ve kullanılacak malzemeleri tek tek yazarak, gerekli miktarda tazminatları ilave etmelisiniz.

- Alacağınız gayrimenkul kiracılı ise öncelikle kiracı ile yapılan kira kontratını incelemeniz, kiracıyla bizzat görüşmeniz ya da kiracı tahliye taahhüdü vermis ise tahliye taahhüdündeki tarih ile kontrat tarihini karşılaştırmanız gerekir.

Yeni Bir Ev Satın Alırken Sormamız Gereken Sorular Şunlardır:

- Binanın projesi var mı?

- Zemin etüdü yapılmış mı? (Zemin emniyet gerilmesi belirlenip katsayısına göre projesi yapılmış mı?)

- Bina yapılırken deprem yönetmeliği dikkate alınmış mı? Hangi deprem yönetmeliğine göre yapılmış?

- Projeler kim tarafından yapılmış ve bu projeler denetlenmiş mi?

- Binanın ruhsatı, kullanım izni var mı?

- Betonu elle karılarak mı, yoksa betoniyerle mi dökülmüş ya da hazır beton mu kullanılmış?

- Yapının teknik uygulama sorumlusu kim, ilgili kişiler mi?

- Kullanılan malzemeler standartlara uygun mu?

- Yapıda kullanılan demirin özelliği nedir? Nervürlü mü, düz demir mi kullanılmış? Bu özellikler projeye uygun mu?

- Bu demirler standartlara uygun mu?

- Kullanılan betonun laboratuar deneyi var mı?

- Proje ile yapı arasında paralellik sağlanmış mı?

Bu sorulara olumlu yanıt veriyorsak “yapımız güvenlidir” diyebiliriz.

Emlak Vergi Beyannamesi :

- Emlak vergi beyannamesi, her dört yılda bir genel beyan döneminde mükelleflerin bağlı bulundukları ilgili belediyelere verilir. Beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen bina arazi vergisi birinci taksiti beyan edilen aylarda (Mart, Nisan, Mayıs ayları içinde), ikinci taksiti de Kasım ayında olmak üzere iki eşit taksitte ödenir,

- Kimler Bina, Arazi Beyannamesi Verecektir?

- Binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi. Her ikisi de yok ise binaya ve araziye malik gibi tasarruf edenler, bina, arazi beyannamesi vereceklerdir.

- Velayet altında bulunan çocukların mükellef olması halinde beyanname, çocuklar adına düzenlenecek, ancak velisi tarafından imzalanacaktır.

- Bir binaya müşterek mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler.

- İştirak halinde mülkiyette ise malikler emlâk vergisinden müteselsilen sorumludurlar.

- Beyanname, vekâletname ile verilebilir. Vekaletin bir örneğinin beyannameye eklenmesi gereklidir.

- Beyanname elden verilebileceği gibi posta ile taahhütlü olarak gönderilebilir.

- Genel beyan döneminde belirlenen emlak vergi değerleri Vergi Usul Kanunu’na göre Bakanlar Kurulu’ nca her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında ilgili belediyelerce otomatik olarak arttırılacaktır. Mükelleflerin bu arttırımlar için yeniden beyanname vermeleri gerekmemektedir.

- Beyannameye konu olan taşınmazın el değiştirmesi halinde satıcı satışın yapıldığı takvim yılı içinde ilgili belediyeye bildirmek, taşınmazın alıcısı ise aynı takvim yılı içerisinde beyanname vermek zorundadır.

- Örneğin; 04/03/2007 tarihinde satılan taşınmazı 31/12/2007 tarihine kadar, 15/12/2007 tarihinde satılan taşınmazı yine 31/12/2007 tarihine kadar emlâk vergi dairelerine bildirmelidirler.

El Değiştirmede Vergi Sorumluluğu:

- 1319 sayılı yasanın 30’ uncu maddesinin 3239 sayılı Kanun’ un 110’ uncu maddesiyle değişen fıkrasınca;

- Devir ve ferağ yapılan bina ve arazinin devir ve ferağının yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara ait ödenmemiş emlâk vergilerinin ödenmesinden devreden ve devir alan, müteselsilen sorumludur, ancak devir alanın eski malike rucu hakkı saklıdır.

Qurbaa.Com


( yorum ekle )