Hakan

Motosiklet Dünyası Adına herşey

Sep 04

Motosiklet sevenler Cumartesi günleri ekran başına / Hakan AMAN



11.08.2008

Geçen hafta televizyonda yayına giren iki yeni dizi hakkında yazdıklarımdan sonra bu hafta sizlere yine televizyon yayınları hakkında motorsporlarıyla alakalı programlar hakkında yazmak istedim. Fakat sayıları geçmişte ve günümüzde o kadar az ki bahsedilmeye ne kadar değer diye düşünmedim değil. Zaten belli bir tekelin de olduğunu bir çoğumuz biliyor. Ama güzel şeylerde yapılıyormuş. Sayı her ne kadar az olursa olsun, yapılması ve yayında olması gerçekten çok güzel.

Bildim bileli Türkiye' de motorsporları programı pek fazla yapılmamakta. İzleyici olarak bu konuda senelerdir düzgün bişeyler izlemek istememize rağmen Ayşe ÖZGÜN' ün evlatları dışında program hazırlayan az kişi olduğunu biliyorum. Senelerce Ali ÖZGÜN, Canan ÖZGÜN kardeşler bizlere motorsporları değil de daha bir magazinsel ve amerika polisleri hakkında detaylı bilgiler vermeye çalıştılar. Bizlerde farklı bişeyler olmamasından dolayı izledik durduk.Bir çok kişi bu programları hatırlar. Tüm motorsporları tek bir program altında yayınlanırdı. Hiç bir zaman kategorilenmiş bir program yayını yapılmamıştı. Mesela sadece motosiklet içerikli bir program gibi. Aynı şekilde sadece Formula 1, GP2 veya Ralli için de tek tek programlar yapılmadı. Nedense tüm kategorileri aynı programda yayınlamak işlerine gelmiş ve bizlerin ilgisini de bir şekil de çekmişler. Belki de yapımcı firma kazanmak için bu yolu deniyordur. Belki de keyifidir bilinmez...

MOTOKEYF TV 8' de Her Cumartesi Saat 11:15' te yayında

Her neyse ben sizlere TV 8 de her hafta Cumartesi günleri yayınlanan ve içerik açısından sadece motosiklet ( buaralar biraz yemek tarifi yani mide olaylarına da giriyorlar  ...) olan keyif dolu programdan bahsetmek istedim. Motokeyf geçmişteki motorsporları programlarına hiç benzemeyen çok hoş, bir o kadar da adı gibi keyifli bir program. Türkiye' de ilk ve en kapsamlı motosiklet programının yapımcılığını 1Medya, sunuculuğunu ise Burak ERCAN üstleniyor. Programda özellikle günlük yaşamdaki yeri giderek artan motosiklet konusunda toplumun bilinçlendirilmesi ve motosiklet firmalarının yeni modelleri, motosiklet aksesuarları, motosiklet sürüş teknikleri ve motosiklet bakımına ilişkin ipuçları ile motosiklet dünyasından haberlere yer veriliyor. Ayrıca keyifli ve güzel geziler yapan program yetkilileri, sürüş esnasında çok güzel görüntüleri de ekranlara taşıyorlar. Sürüş esnasında gittikleri, gezdikleri yerleri biraz da espirili yanlarıyla bizlere anlatılıyor ve görüntüler eşliğinde motosiklet ile neler yapılabilir sorusuna güzel cevaplar veriliyor. Motosiklet kültürü ve camia içerisinde bulunan, sevilen birçok kişiyle yapılan röportajları da program içerisinde görebiliyoruz. Motosikletli bir yaşamı sevdirebilmek için ellerinden geleni yapmaya çalışan program ekibini bende kutlamak istiyorum. Yaptıkları iş gerçektende takdir edilecek türden. Umarım çizgisini koruyarak ve insanlarımıza motosiklet sevgisini aşılayarak daha uzun senelerce ekranlarda izleme imkanı buluruz bu güzel keyif dolu programı.
Programları kaçıranlar üzülmesinler. Programın web sitesi üzerinden geçmişte yayınlanan tüm programlar mevcut. Admin onaylı üyelikten hemen sonra programın geçmiş bölümlerine ulaşabilir ve izleyebilirsiniz.
Web sitesi : http://www.MotoKeyf.Com

Kazasız , keyifli sürüşler sizinle olsun
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

( yorum ekle )

Televizyon' da iki yeni motosiklet dizisi / Hakan AMAN


04.Ağustos 2008

Oldum olası pek fazla Tv izlemem. İzlediğim programlar ise güzel film, haber, müzik, belgesel vs gibi şeyler. Aslında bilgisayar ve internetle tanıştıktan sonra bu durum değişti. İyikide değişmiş çünkü şuanki halimden oldukça memnunum. Çünkü Tv karşısında vakit geçirmemek için elimden geleni yapıyorum. Hiç sevmiyor değilim ama yinde vaktimi çok daha verimli şeylerle geçirmeyi seviyorum. Ama yinede bazan beni esir aldığı oluyor. O zamanlarda izleyip keyfini çıkarıp kalkıyorum.

Tv kanalları çoğaldıkça rekabet ortamıda artıyor. Dizi sektörlerinde bu rekabet kendini çok gösteriyor aslında. Ama pek fazla bilgi sahibi değilim bu konularda, uzmanlık alanım hiç değil ama herkesin bildiği gibi çok fazla dizi var bu ülke televizyonlarında. Sabah kuşakları, akşam kuşakları derken insanlarımızın gece gündüz dizi' den diziye koşar ve yaşar hale geldiği herkes tarafından biliniyor. Bu durum ne kadar iyi, ne kadar kötü bunları yetkililer zaman zaman tartışarak cevap bulmaya çalışıyorlar. Bir gün bu cevaplar karşımızda olacak ve doğruyu bulacaklar o zaman hep beraber anlayacağız...

Kaliteli dizilerin olduğunu ve seyrinin güzel olduğunu söyleyen biçok insanda yok değil doğrusu. Tabii hemen yanında hayır çok kötü bir dizi olduğunu söyleyenler, idare eder diyenlerde var. Her kafadan türlü türlü ses çıkıyor ve dizilerin biri yayına giriyor, bir diğeri çıkıyor.

Herneyse Türkiye' de ki Dizi Film sektörünü ben kurtarmayacağım burası kesin

Ben motosiklet tutkunu biriyim, motosiklet programları, motosiklet haberleri, yeni model haberleri vs. bu konular oldukça ilgimi çekiyor. Bu konularla ilgili yayınları elimden geldikçe, vakit buldukça takip etmeye çalışıyorum. Son bir iki haftadır ilgimi çeken bir konu oldu dizi filmlerle ilgili. Daha önceden içerisinde motosiklet geçen, motosiklet kullanılan birkaç dizi görmüştüm, duymuştum. Sanırım aynı haftada yeni yayına girecek ve farklı tv kanallarında yayınlanacak iki farklı dizi gördüm. Bu dizilerin ilki Kanal 1 Tv' de yakında yayına girecek olan "Deniz ve Mehtap" adında bir gençlik dizisi. Bir diğer dizi ise ATV' de yayına girecek olan "Dolu Dizgin" adlı gençlik dizisi. Her iki dizi jeneriğindede motosiklet kullanılıyor. Yani bu iki dizidede motosiklet kullanımı önplanda tutulacak gibi gözüküyor. Bu dizilerin birinin jeneriğinde 7-8 Supersport motosiklet kalkış ( yarış) yapar halde start alıyorlar. Hız, adrenalin, gençlik zamanlarında yapılan yanlışlar gibi konuları ele alacaklar sanırım. Bunu yaparkende motosiklet kötüdür imajı vercekler gibi görünüyor. Evet bu bahsettiğim bir gençlik dizisi, henüz bölüm falan izlemedim, sanırım yakın zamanda yayına girecek. Fakat inanın çok merak ettim bu dizileri doğrusu. Acaba motosiklet kültürünü sevdirmeye çalıştıran dizilermi, yoksa motosiklet kullanları serseri, başıboş, neyaptığını bilmeyen kişiler olarak tanıtacak dizilermi olacak bunlar gerçekten merak ediyorum. Motosiklet kullananların medya tarafından çoğu zamanlar suçlu ilan edildiğini biliyoruz, duyuyoruz, görüyoruz. Umarım bu diziler için durum aynı olmaz ve motosikleti sevdirmek adına güzel katkıları olur.

Damla ve Erhan ERDİL' e bir ömür boyu mutluluklar dilerim


Motosiklet.Net sitesinin kurucusu Erhan ERDİL, 26 Temmuz 2008 cumartesi günü Damla SÜMER ile dünya evine girdi. Daha önceden birçok yararlı organizasyonda beraberce çalıştığımız Erhan kardeşime bir ömür boyu mutluluklar dilerim. Düğüne davet edilmiş olmama rağmen o gün farklı bir yerde olmam dolayısıyla davete icabet gösteremedim. Fakat birçok Motosiklet kullanıcısı arkadaşımızın yalnız bırakmadığı Damla ve Erhan ERDİL' e ikiTekerim.Com ailesi olarakta birkez daha bir ömür boyu mutluluklar dilerim.

Kazasız , keyifli sürüşler sizinle olsun

__________________


( yorum ekle )
Jul 28

Dikkat yanınızdan motosiklet geçiyor / Hakan AMAN


28.07.2008

Motosiklet tutkusu hızlı bir biçimde yayılıyor. Motosiklet kullanan insan sayısı her geçen gün artıyor. Trafikte sayımız arttıkça farkedilme olasılıklarımız da yükseliyor. Her gün yeni motosikletler trafikte yerini alıyor. Türlü mesleklerden milyonlarca motosiklet tutkunu insan her gün trafikte yol alıyor. Gezinenler, paket taşıyanlar, yemek taşıyanlar, sadece ulaşım için biryerden biryere gidenler, 7 den 77 ye motosiklet kullanıcı profili bulmak mevcut.

Türkiye' de motosiklet kullanımından daha çok diğer araç kullanımları mevcuttur. Otomobil, kamyon, otobüs vs. gibi araçlar sayı olarak daha fazladır. Trafikte aynı anda yol almaya çalışan milyonlarca araç arasında motosiklet çok az bir yer kaplamaktadır. Fakat her dakika bir aracın yanından bir motosiklet geçmekte. Bu durum bizlere kullanılan yolun sadece otomobil ve benzeri araçların kullandığı bir yol olmadığının en güzel göstergesidir. Kullanılan yollar, trafikteki her m2 bu ülkede yaşayan milyonlarca kişinin ortak kullanımı için yapılmış yollardır. Kişi veya kişilerin zevk ve sefasının sürüleceği bir alan değildir. Aksini söyleyen olacağını pek zannetmiyorum zaten. Ama iş trafikte uygulamaya gelince durum çok farklılaşıyor. Kullanımda olan yollarımızı kullanmayı bilmiyoruz yada doğru ve düzgün bir biçimde bu yollardan faydalanmaya çalışmak işimize gelmiyor. Emniyet şeritleri işgal ediliyor, sol şerit çok yavaş giden insanların kişisel gezi alanlarıymış gibi kullanılıyor, aşırı şerit değiştiren otomobiller diğer trafikte varolan herkes için büyük tehlike oluşturuyor, ters yönlere girenler, trafik sıkışıklığında geri gitmeye çalışanlar, yoğun yerlerde araçlarının kapılarını biranda açanlar, kırmızı ışıkta bekleme gereği duymayanlar, araçlarını aşırı hızdan durduramayanlar, aniden şerit değiştirenler, aynalarına bakmayı gerek görmeyenler kısacası nekadar kendini bilmez insanın ehliyet alarak bu araçları kullandığını açıkca görebiliyoruz. Kurallara uymadan araç kullanmak sanki bir hobi gibi geliyor. Kim nekadar kural çiğneyecek yarışı var bu ülkede. Normal biçimde araç kullananlar ise bu dengesiz kişiler yüzünden ciddi tehlikler, kavgalar, gürültüler atlatıyorlar. Tıpkı biz motosiklet kullanan kişiler gibi.

Fakat motosiklet kullanan kişilerin arasındada kural tanımaz, haylaz, tehlikeli işler yapan biçok arkadaşımızda yok değil. Kask takmadan gezinenler, uygun olmayan yerlerde teker yaparak arananlar, uygunsuz yerlerde aşırı sürat yapanlar, ehliyetsiz motor kullananlar, polisten kaçanlar gibi yanlış işler yapan motosiklet kullanıcısı arkadaşlarımızın sayısıda oldukça fazladır aslında. Tabiki bu saygısız ve düşüncesiz arkadaşlarımızın aksine çok düzgün motosiklet kullanan arkadaşlarımızın sayısı çok daha fazladır. Tüm bu iyi ve kötü kullanıcı profilleri trafikte araç kullanır bir vaziyette olunca neler oluyor diye düşünmek isterseniz eğer tahmin etmek hiçte zor değil. Birbirleriyle yarışan, kavga eden, küfürleşen, saygısız, seviyesiz birçok insanı görmek mümkündür. Bunun sonucunda hergün trafikte birçok zorluk ortaya çıkıyor herkes için. Ufacık bir dikkatsizlik yüzünden bir başka kişinin canı yanabiliyor, zarar görebiliyor. Kavga edenlerden dolayı trafik tıkanıyor ve saatler yollarda geçiyor. Emniyet şeritlerini dolduranlar yüzünden diğer birsürü normal insanın hakkı yeniliyor, ambulans, itfaiye gibi acil durum yolları kapanıyor. Çok ani şerit değiştirenler, sinyalsiz ve dikkatsiz giriş yapanlar sayesinde birçok insan ölüm tehlikesi ve kaza tehlikesi yaşıyor. Yaza yaza bitiremeyeceğim kadar örnek dolu ülkemizin trafiği.


Motosiklet kullanan kişileri trafikte koruyalım.
Yanınızdan hızlı veya yavaş geçen bir motosiklet, otomobil ve benzeri araç kullanıcılarını asla öldürmez ve sakat bırakmaz. Tam aksine motosiklet kullanıcıları yanınızdan geçerken yapacağınız en ufak bir hata o motosiklet üzerindeki kişinin ölümüne ve sakatlanmasına neden olabilir. Trafik' te hertürlü araç kullanmak çok ciddi bir iştir, dikkat gerektirir. Dikkatsizliğin bedeli ağır olur ve her zaman ucuz atlatılamayabilir. Motosiklet kullanıcıları için yol asla bitmez, her yer bizler için yoldur, lütfen bunu unutmayalım. Otomobil kullananlar için herzaman yol sınırlıdır. Bazan ne olursa olsun yerinizden dahi kıpırdayamazsınız. Saatlerce hareket etmeden beklersiniz. Bu durumda beklerken yanınızdan yüzlerce motosiklet geçebilir, hem sağınızdan hem solunuzdan. Lütfen o geçenlere saygı duyalım, yol verelim çünkü onlar ikiteker ve otomobilin geçemeyeceği heryerden geçer. Motosiklet kullanan kişileri trafikte koruyalım ve onlara yol verelim.

Bilinçli, eğitimli, saygılı motosiklet kullanan kişi sayısı artıyor hemde tüm olumsuz durumlara rağmen. Gelecek senelerde bu kullanıcı sayısı daha hızlı bir biçimde artarak devam edecektir.

Kazasız, keyifli sürüşler sizinle olsun
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

( yorum ekle )
Jul 26

Motosiklet alırken bir bilene danışmak neden önemlidir / Hakan AMAN



Motosiklet alırken bir bilene danışmak neden önemlidir / Hakan AMAN

15.07.2008

Hayatınız boyunca motosiklet kullanmamış olabilirsiniz. Fakat bu kullanamayacağınız anlamına gelmez. Heves sardınız bu işe ve motosiklet kullanmak istiyorsunuz. Nereden nasıl başlayacağınızı bilmiyorsunuz. O zaman bu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Bu yazıda neden motosiklet kullanmanız ve nasıl başlamanız gerektiği hakkında bilgileri bulacaksınız.

Dün bir arkadaşıma 2004 model Suzuki Burgman 400 almaya gittik. Daha doğrusu önceden bana haber verdi ve bir Burgman almak istediğini, bulup bulamayacağımı bana sormuştu. Bende bakarım ama nerede, ne zaman, nasıl çıkar bilmem demiştim. Aradan bir zaman geçtikten sonra haftasonu bir makinaya baktıklarını ve benimde bu makinaya bakmamı istediler. Bende keyifle bu işi yapabileceğimi söyleyerek makinaya bakmaya gittim. Satan kişi aslında yabancı değildi, seneler önce motosikletimi tamir ettirdiğim ve hala sevdiğim saydığım bir dostumdu. Motosiklete baktım dış granajlarında yatık izleri ve dostum olan usatmın beceremediği yama ve boya izleri mevcuttu. 2004 model bir makinaydı ve aslında bu yamalarla bile fena durmuyordu. Rakam konusunda bazı anlaşmazlıklar çıktı derken makinayı almadan oradan çıktık.
Fakat ilgimi çeken olay başkaydı aslında. Arkadaşım granajındaki yani her iki tarafta ki yatık izlerini sormuştu. Bende anlatmaya başladım tabii.
İnsanımız bir garip, motosiklet üzerine hayatı boyunca binmemiş kişiler, hiçbir eğitim, hiçbir bilgi almaya gerek duymaksızın canları neyi isterse o makinayı gidiyor alıyor ve biniyor. Sonra ilk gün içerisinde veya önündeki kısa motosiklet tecrübesini geçireceği günlerde hızlı kazalar yaparak hem kendisine hemde motosiklete ciddi hasarlar vermiş olarak kısa motosikletçilik serüvenini hızlıca noktalıyor. O dünyanın parasını vererek aldığı güzelim motosikleti ne hale getirdiğini düşünürsek bir daha motosiklete binmek istememesi gayet normal. İşte bu makinalarıda geçiş yapmakta kararlı olan motosiklet kullanımında bir üst seviyeye çıkmayı kendine uygun gören insanlar almaya çalışıyor, almadan önce de bir uzman yada bir bilene danışmayı uygun görüyorlar. Çünkü doğru olan budur. İnanın motosiklet hakkında bilgi sahibi insanları bulmak oldukça kolay. Teknoloji genişledi ve internet üzerinde bir sürü blog siteleri, internet siteleri mevcut. İstediğiniz bilgiye ulaşmak oldukça kolaybir iş günümüzde. Yapılması gereken doğru bir biçimde aramak, bulmak ve uygun bir dille sormak. İşte bukadar basit bir olay..!

Bütçenize ve motosikleti kullanabilirlik derecenize göre tercihlerinizi yaparak daha bilinçli bir kullanıcı olmanız mümkün. Motosiklete uzun süreler binmek, binerken zevk almak, kendinize ve motosikletinize zarar vermek istemiyorsanız mutlaka size en uygun başlama seçenekleriyle motosiklet tercihi yapılmalıdır. Bu durum özgüveniniz son derece yüksek olsa bile değişmez bir durum olmalı. En uygun motosikleti seçmek için oldukça fazla, alternatifi bol motosiklet çeşidi var. Hatta açıkça söylemeliyimki bazı çin malı motosikletler öğrenmek ve motosikleti sevmek için çok uygun koşulları olan motosikletlerdir. Anlaşıldığı gibi iş motosiklet almaya gelince oldukça fazla bir seçenek var aslında ülkemizde. Her geçen gün artan motosiklet marka ve modelleri taleplerimize cevap veriyor aslında.

Şimdi hiç motosiklet kullanmamış bir kişiyi düşünelim.
Bu kişi bir şekilde motosiklet kullanmak istiyor. Belki şehir içi trafiğinden bıkmış, belki keyif için, belkide hava atacak... Bu kişi çevresinde gördüğü kadarıyla bir bilgiye sahip ve kullanmayı bilmediği halde ilk motoru olarak yüksek cc motosiklet almaya çalışıyor, bu da görünüş ve bu görünüşün getirdiği “evet bana bu yakışır” duygusundan kaynaklanıyor. Tabiki bu kişiye yardım edecek, onu yönlendirecek bir arkadaşı veya uzman bir kişi yok. Motosikleti satın almak için gittiği satıcıda pek doğruyu söyleyemez "he he" der geçer ve motosikleti satmaya çalışır. (Birçok satıcı böyledir, arada her ne kadar bilinçli ve yol gösterenler olsada..!) Sonrası malum uzun uzun anlatmaya gerek yok. Ya arkadaşımız aşırı becerikli ve şanslıdır, yada bilinçsizliğinin bedelini hem maddi olarak, hemde fiziksel olarak ağır bir biçimde ödeyebilir. Bu tür bilinçsizce yapılan motosiklet alım ve kullanımları bazen ölümlerlede sonuçlanabiliyor . Bu nedenledir ki bir bilenin, bir uzmanın veya bir büyüğün sözüne kulak vermek gerekmektedir.

Motosiklet günümüzün en popüler, en keyifli ve trafikte oldukça gerekli bir ulaşım aracıdır. Doğru seçimler yapılarak maddi olarak kazanç sağlanılabilir ve sağlığımızıda fazla riske etmeden koruyabiliriz bu şekilde.

Kazasız ve keyifli sürüşler...
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

( yorum ekle )

Festival düzenlemek, organize etmek zor iş / Hakan AMAN



Festival düzenlemek, organize etmek zor iş / Hakan AMAN

Bu hafta ne yazmam gerektiği hakkında düşünürken gözler önünde olan bir durum beni bu yazıyı yazmam için zorladı. Motosikleti çok seven bizler hersene gittiğimiz festivallerin neden sönük geçtiği ve neden fazla katılım olmadığına dair bildiklerimi sizlerle paylaşmak istedim. Yanlız bu festivaller kesinlikle başarısız geçen ve çok kötü geçen festivaller değildir. Zaten bu ülkede festival düzenlemek, organize etmek ve katılımcı sağlamak oldukça zor bir iş bence. Söz konusu motosiklet festivali olduğunda ise, bu festival çok daha zordur.


Binlerce belkide onbinlerce kişiyi biraraya getirmeye çalışmak ve tüm bu insanların en iyi şekilde eğlenmelerini sağlayabilmek oldukça zorlu bir iş. Herşeyin başında hedeflenen kişi sayısına ulaşmak kolay olmuyor. Özellikle ülkemizde bu durum bariz bir şekilde ortadadır. Hersene ülkemizde çok yüksek katılımcı kitlesine ulaşan sadece benim değil dünyadaki biçok insanın dikkatini çeken festivallerin başında her ne kadar motosiklet ile alakası olmasada Rock' n Coke Müzik Festivali, Electronica Festival, Barışa Rock gibi festivaller bulunuyor. Örnek gösterilecek biçok festival bulunmaktadır bu şekilde ancak hemen göze çarpan üç büyük organizasyon olarak sırasıyla bu festivalleri önde tutabiliriz. Senelerdir yapılan bu festivaller her geçen gün organizasyonu gerçekleştiren firmaya çok büyük artılar tecrübeler katmaktadır. Bu tecrübeler her sene daha verimli, daha yaratıcı bir organizasyon çıkarmak için zorlar insanı ve aslında güzel olanda budur. Bu üç büyük organizasyonun en büyük ortak yanları ise bence ciddi bir reklam gücüne sahip olmalarıdır. Büyük bir medya desteği alınarak, çok ciddi sponsorlar bulunarak ve ciddi firmaların destekleri alınarak festival için gerekli tüm altyapı büyük bir ciddiyetle hazırlanıyor. Fakat sizler yinede zannetmeyin ki iş bu anlattıklarımla bitiyor. Geri planda çalışan belkide 100 lerce insan gece ve gündüz aylar öncesinden çalışmalarına başlayarak çok ciddi bir çalışma yapıyorlar organizasyonun son dakikasına kadar. Yani anlayacağınız hadi bir festival yapalım adı x olsun diyerek başlayıp devam etmiyor. Aylar öncesinden çok büyük planlamalar, ciddi sponsorlar ve gerekli medya desteği olmadan bazı şeylerin tadı tuzu çıkmıyor. Hedeflerde tutmuyor tabiiki.

Tüm bu yukarıda anlattıklarım aslında organizasyon işiyle uğraşan birçok kişinin yada bu çevrelere yakın insanların bildikleri şeyler. Bende bu bilgilerin olmasının sebebi ise bir dönemimi organizasyon işleriyle geçirmiş olmamdır. Bu yüzden bazı bilgilere aslında daha fazla vakıfım. Herneyse bu yolda yapılan çalışmaların, onbinlerce farklı insanın biraraya getirilmesi çalışmalarına saygı duyuyorum ve destekliyorum. Daha fazla festival, daha fazla organizasyonların yapılması taraftarıyım. Motosiklet camiasında yer alan festivalleri birçoğumuz bilmekte ve görmekteyiz. Milyonlarca motosiklet kullanıcısının olduğu bu güzel ülkede festivallerimize katılım oldukça az kişiyle gerçekleşmektedir.

Doğru yapılan motosiklet festivallerimizle baraber zamanla katılımın artacağına inanıyorum. Her sene düzenlenen ve artık olmazsa olmaz olan bir çok festival artık kalitesiyle ve katılımcı kitlesiyle iple çekiliyor.. Bu durum seneler geçtikçe daha fazla katılımcıyla, daha kaliteli bir hale geliyor. Katılımcı sayısını arttırmak isteyen festival düzenleyen kulüp, dernek, web siteleri vs gibi birçok grup artık daha profesyonel düşünüyorlar. Festivalleri komple bir organizasyon firması yada danışmanlar sayesinde daha kaliteli ve katılımı yüksek bir festivale dönüştürüyorlar. Olması gerekende budur bence. Tek başına yapılmaya çalışılan festivaller belli bir çevreye hitap edebilir ancak. Daha büyük gruplara ve daha çok kişiye ulaşmak ve bu kişilerin katılımlarının sağlanaması isteniyorsa çok ciddi çalışmalar yapılmalı ve destek alınmalıdır. Sorunsuz ve eğlenceli bir biçimde, programa uygun bir festivalin iyi geçmesi ve ses getirebilmesi için bunlar yapılmalıdır. Anacak bu şekilde ufak tefek aksilikler gözden kaçar ve kimse söz etmez bile. Diğer türlü ise uğraşmak gerçekten zordur ve birdahaki seneye o aksilikleri yaşayan, duyan, gören ve bilen insanları aynı festivale çekmek sizcede zor olmazmı..?


Kazasız ve keyfili sürüşler sizlerle olsun.
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

( yorum ekle )

Festival düzenlemek, organize etmek zor iş / Hakan AMAN



Festival düzenlemek, organize etmek zor iş / Hakan AMAN

Bu hafta ne yazmam gerektiği hakkında düşünürken gözler önünde olan bir durum beni bu yazıyı yazmam için zorladı. Motosikleti çok seven bizler hersene gittiğimiz festivallerin neden sönük geçtiği ve neden fazla katılım olmadığına dair bildiklerimi sizlerle paylaşmak istedim. Yanlız bu festivaller kesinlikle başarısız geçen ve çok kötü geçen festivaller değildir. Zaten bu ülkede festival düzenlemek, organize etmek ve katılımcı sağlamak oldukça zor bir iş bence. Söz konusu motosiklet festivali olduğunda ise, bu festival çok daha zordur.


Binlerce belkide onbinlerce kişiyi biraraya getirmeye çalışmak ve tüm bu insanların en iyi şekilde eğlenmelerini sağlayabilmek oldukça zorlu bir iş. Herşeyin başında hedeflenen kişi sayısına ulaşmak kolay olmuyor. Özellikle ülkemizde bu durum bariz bir şekilde ortadadır. Hersene ülkemizde çok yüksek katılımcı kitlesine ulaşan sadece benim değil dünyadaki biçok insanın dikkatini çeken festivallerin başında her ne kadar motosiklet ile alakası olmasada Rock' n Coke Müzik Festivali, Electronica Festival, Barışa Rock gibi festivaller bulunuyor. Örnek gösterilecek biçok festival bulunmaktadır bu şekilde ancak hemen göze çarpan üç büyük organizasyon olarak sırasıyla bu festivalleri önde tutabiliriz. Senelerdir yapılan bu festivaller her geçen gün organizasyonu gerçekleştiren firmaya çok büyük artılar tecrübeler katmaktadır. Bu tecrübeler her sene daha verimli, daha yaratıcı bir organizasyon çıkarmak için zorlar insanı ve aslında güzel olanda budur. Bu üç büyük organizasyonun en büyük ortak yanları ise bence ciddi bir reklam gücüne sahip olmalarıdır. Büyük bir medya desteği alınarak, çok ciddi sponsorlar bulunarak ve ciddi firmaların destekleri alınarak festival için gerekli tüm altyapı büyük bir ciddiyetle hazırlanıyor. Fakat sizler yinede zannetmeyin ki iş bu anlattıklarımla bitiyor. Geri planda çalışan belkide 100 lerce insan gece ve gündüz aylar öncesinden çalışmalarına başlayarak çok ciddi bir çalışma yapıyorlar organizasyonun son dakikasına kadar. Yani anlayacağınız hadi bir festival yapalım adı x olsun diyerek başlayıp devam etmiyor. Aylar öncesinden çok büyük planlamalar, ciddi sponsorlar ve gerekli medya desteği olmadan bazı şeylerin tadı tuzu çıkmıyor. Hedeflerde tutmuyor tabiiki.

Tüm bu yukarıda anlattıklarım aslında organizasyon işiyle uğraşan birçok kişinin yada bu çevrelere yakın insanların bildikleri şeyler. Bende bu bilgilerin olmasının sebebi ise bir dönemimi organizasyon işleriyle geçirmiş olmamdır. Bu yüzden bazı bilgilere aslında daha fazla vakıfım. Herneyse bu yolda yapılan çalışmaların, onbinlerce farklı insanın biraraya getirilmesi çalışmalarına saygı duyuyorum ve destekliyorum. Daha fazla festival, daha fazla organizasyonların yapılması taraftarıyım. Motosiklet camiasında yer alan festivalleri birçoğumuz bilmekte ve görmekteyiz. Milyonlarca motosiklet kullanıcısının olduğu bu güzel ülkede festivallerimize katılım oldukça az kişiyle gerçekleşmektedir.

Doğru yapılan motosiklet festivallerimizle baraber zamanla katılımın artacağına inanıyorum. Her sene düzenlenen ve artık olmazsa olmaz olan bir çok festival artık kalitesiyle ve katılımcı kitlesiyle iple çekiliyor.. Bu durum seneler geçtikçe daha fazla katılımcıyla, daha kaliteli bir hale geliyor. Katılımcı sayısını arttırmak isteyen festival düzenleyen kulüp, dernek, web siteleri vs gibi birçok grup artık daha profesyonel düşünüyorlar. Festivalleri komple bir organizasyon firması yada danışmanlar sayesinde daha kaliteli ve katılımı yüksek bir festivale dönüştürüyorlar. Olması gerekende budur bence. Tek başına yapılmaya çalışılan festivaller belli bir çevreye hitap edebilir ancak. Daha büyük gruplara ve daha çok kişiye ulaşmak ve bu kişilerin katılımlarının sağlanaması isteniyorsa çok ciddi çalışmalar yapılmalı ve destek alınmalıdır. Sorunsuz ve eğlenceli bir biçimde, programa uygun bir festivalin iyi geçmesi ve ses getirebilmesi için bunlar yapılmalıdır. Anacak bu şekilde ufak tefek aksilikler gözden kaçar ve kimse söz etmez bile. Diğer türlü ise uğraşmak gerçekten zordur ve birdahaki seneye o aksilikleri yaşayan, duyan, gören ve bilen insanları aynı festivale çekmek sizcede zor olmazmı..?


Kazasız ve keyfili sürüşler sizlerle olsun.
__________________

HER PAZARTESİ BU KÖŞEDE YAZIYORUM..!

( yorum ekle )
Jul 07

Motosiklet kazalarında bariyerin önemi / Hakan AMAN



Motosiklet kazalarında bariyerin önemi / Hakan AMAN


07.07.2008

Son haftalarda ilgimin üzerinde yoğunlaştığı bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Şu meşhur bariyer konusu. Hani otomobille çarptığıızda ok gibi aracımızı yırtarak saplanan, hani motosiklet ten çeşitli sebeplerle düşüp, çarptığımızda birtaraflarımızı jiletten daha öte kesebilen, yaralayabilen hatta ölümlere konu olan bariyerler… Ne kadar korkunç olduğunun farkındayım ama gerçektende bu durum böyle. Herkes bu bariyerlerin büyük bir cellat gibi tüm karayollarına döşendiğini biliyor. Otomobil ve motosiklet kullanan her kişinin ortak korkulu rüyası olmuştur metal bariyerler. Aslında bu durumda herhangi bir değişiklik hala yok. Korkularımız devam ediyor.

Tüm dünyada tanınan Avrupa Motosiklet Kullanıcıları Dernekleri Federasyonu yani kısa adı FEMA olan dernek bariyerler konusunda 20 yıl boyunca mücadele sergilemiş bir dernek. FEMA, yaptığı onlarca kampanya, gösterim ve sunum ile geleneksel yol sisteminde ki bariyerlerin tehlikelerini ön plana çıkarmıştı. 13 Haziran 2008 tarihinde Avrupa Standardizasyon Komitesi (CEN - European Committee for Standardization) üyeleri motosiklet kazalarında ki yaralanmaları azaltmak amacı ile güvenlik bariyerleri standartlarının geliştirilmesi ile ilgili bir çalışmayı oyladı. Yol Ekipmanları Teknik Komitesi üyeleri, güvenlik bariyerlerinde ulusal standartlar ve günümüz teknolojisinin imkanları ile Avrupa standartı oluşturmak üzere mevcut standart EN1317 Yol güvenlik sistemleri standardlarına yeni bir bölüm ekleyerek güç ünitesine sahip 2 tekerlekli araçların (PTW) sürücülerinin yerde sürüklenme ihtimallerini çalışma programına aldı. EN1317 ‘ye eklenen yeni bölüm 8 ile Avrupa ‘da ki ülkelerin ilgili kurumları motosiklet sürücülerinin ölüm ve yaralanmalarına sebep olan güvenlik bariyerlerini geliştirmekle yükümlü olacaklar. Tam belirli olmamakla beraber prosedürlerin tamamlanmasının ardından sistemin 2010 Ekim ayından itibaren uygulanmaya başlanması bekleniyor.



Bu güzel başlangıç ve olumlu girişim beni umutlandırdı. Hatırlarsınız mutlaka geçen haftalarda bir haber vardı “İspanya Madrid ‘de motosiklet dostu yeni bariyerlerin testi yapıldı” bu haber çok olumlu bir gelişmeydi bizler için. Özel bir firma tarafından üretilen bariyer sistemi SPM kompozit materyalinden üretilmiş, firmanın yetkilisi ise açıklamasında bu sistemin 2. nesil bariyerlerin başlangıcı olacağını belirtmişti. Önümüzde ki aylarda kullanımına başlanacak olan bu bariyerlerin metal bariyerlere oranla daha güvenli olduğu yapılan yüzlerce testle onaylanmış ve yetkililere sunulmuş.

Yapılan Test esnasında bir fotoğraf.


Düşünsenize bir, tam korumalı biçimde motosikletten düştüğümüzde fazla bişey olmuyor ve ufak tefek yara berelerle kazayı atlatabiliyoruz, bunun yanında birde bariyerlerin düzenlenmesi ve kaza esnasında bariyere çarparak bir taraflarımızın jiletle kesilmişten daha şiddetli kesilmesi, bunun sonucunda ölümlerin olması yerine ufak tefek sıyrıklarla atlatılması çok güzel olurdu. Dünya çalışıyor birtakım konularda, zaaflar bulunuyor ve üzerine gidiliyor. İnsan hayatı için. İnsan hayatı önemlidir.
Bir insanı hayatta tutabilmek için gereken yapılmalıdır. Bu olumlu gelişmelerin giderek artmaya ve motosiklet sürücülerine yönelik ciddi çalışmaların yapılması beni gelecekte karayollarında daha güvenli sürüşlerin yapılabileceği konusunda umudumun artmasına yardımcı oldu. Bu güzel çalışmalar bir gün mutlaka ülkemize de gelecek ve ülkemizin değerli yetkilileri biz motosiklet kullanıcılarının can güvenliğini korumak ve geliştirmek adına girişimlerini arttıracağına inanıyorum. Dünya üzerindeki bu tür olumlu gelişmelerin bir benzerinide aynı ilgi ve alakayla ülkemiz yetkililerinden de görmek isterim.

Kazasız ve keyifli sürüşler

 

www.İkiTekerim.com


( yorum ekle )

Her Eve Bir MOTOSİKLET / Hakan AMAN



Her Eve Bir MOTOSİKLET / Hakan AMAN


01.07.2008

Motosiklet satışları artıyor, motosiklet kullanıcılarıda artıyor. Kimi meraktan, kimi trafik sorunlarından bıktığı için, kimisi ise çok sevdiği için motosiklet alıyor ve kullanmaya başlıyor. Anlaşılacağı üzere motosiklet kullanmak için türlü türlü sebepler bulunabiliyor. Ülkemizde özellikle büyük şehirlerimizde ise motosiklet kullanımının adı kesinlikle trafiktir. İstanbul başta olmak üzere tüm büyük şehirlerimizde trafik karmaşası yüzünden motosiklet kullanmaya başlayan insan sayısı küçümsenmeyecek kadar çoktur.

Motosiklet ciddi bir kullanım aracı olarak dünya üzerindeki birçok ülkede milyonlarca kişi tarafından kullanılmaktadır. Otomobil kullanımı, aşırı benzin sarfiyat giderleri, trafikte hareket etmeden geçen saatlerce zaman kaybı, otopark sorunları ve daha birçok geçerli sebep yüzünden ciddi bir biçimde tüm dünya üzerinde tercih edilir olmuştur. Fakat hala motosiklet kullanımında Türkiye birçok ülke gerisinde yer almaktadır. Türkiye’ deki kayıtlı motosiklet kullanıcı sayısı resmi olarak 1 Milyon 600 Bin civarındadır. Resmi olmayan kayıtlarla birlikte 2 Milyon 500 Bin civarında motosiklet kullanıcımız bulunmaktadır. Bir başka deyişle her 1000 kişiden 22’ sine motosiklet düşmektedir. Yukarıdaki istatistiklere göre ülkemizde motosiklet kullanımının ne kadar düşük olduğunu görüyoruz. Bu durum ülkemize dünya üzerindeki motosiklet kullanımı en düşük ülkeler sıralamasında başı çekmemize sebep olmuş durumdadır.

Aslına bakarsanız Türkiye motosikleti seviyor. Evet evet kesinlikle seviyor. Ülkemin insanları heryaştan kadın, erkek motosiklet kullanmayı sevmektedir. Ama iş motosiklet almaya gelince sevenlerden daha çok engelleyen insanlar çıkıyor. Motosiklet almak için hayal kuran, heves eden kişilerin karşısına çıkan bu engelleyici, yasaklayıcı kişiler “sen serserimisin, buralarda motosiklet kullanılmaz, bak nekadar çok kişi kazalarda ölüyor, alırsan beni tanıma, hakkımı helal etmem” gibi türlü türlü bahaneler ve engeller öne sürerek bu zevkten mahrum bırakmaya çalışıyorlar. İstatistikler ise bu engellemeye çalışan kişilerin ne kadar başarılı olduklarını kanıtlamakta. Baksanıza ülkemizdeki motosiklet kullanımındaki rakamlara ne kadar düşük.

Herşeye rağmen motosiklet kullanmanın sağladığı avantajların yanı sıra son yıllarda vatandaşlarımızın motosiklet üzerindeki korkularının azalmaya başlaması, bakış açılarının düzelmesi ile de aileler artık motosiklet kullanımına daha sıcak bakar hale geldi. Genci, yaşlısı biçok vatandaşımız korku ve engellemeleri aşarak motosiklet alıyor ve kullanıyor.

Dünyanın en büyük zevklerinden biri olan motosiklet kullanımı hızlı bir şekilde artarak ülkemizdeki trafik sorununun en büyük ve tek ilacı olma yolunda ilerlemektedir.
Bence Her Eve Bir MOTOSİKLET...

Kazasız ve keyifli sürüşler sizlerle olsun.

 

www.İkiTekerim.com


( yorum ekle )

Ölen öldü, kalan dışarıda / Hakan AMAN



Ölen öldü, kalan dışarıda / Hakan AMAN


Malesef durum acı ama gerçek bu. Sarp Erem vahşice işlenen bir cinayet gibi kaza esnasında hayatını kaybediyor. Bu işi yapanlardan biri yakalanamıyor, daha vahim olanı yani diğeri ise dışarıda cirit atmaya başladı bile...

Aylar sürdü ve mahkeme salonuna, adliye sarayına gidildi gelindi, karar az çok tahmin ediliyordu. Beklenen de oldu. Sarp Erem' in Ölümüne sebep olan zat yattığı kısacık süreç sonrasında birdaha tutuklanmamak ve cezasının geri kalanını hür ama vicdanıyla başbaşa kalmak üzere serbest bırakıldı. Adalet kararını verdi ve suçlu olanı yani Sanık Keyf'i "Taksirle adam öldürme" suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, duruşmalardaki iyi halini de göz önüne alarak cezayı 1 yıl 8 aya indirdi. Mahkeme, sanık Keyf'in tahliyesine de karar verdi. Böyle bir suçluya bukadar az bir ceza yorumları sizlere bırakıyorum aslında.
Buna benzer birçok vakka var bu ülkede. Bir başka benzer olay da aynı şekilde Dr. Ömer Uzma olayıdır. Fakat Sarp Erem olayından terk farklı yönü bu katilin daha çabuk bir süreç içerisinde özgürlüğüne kavuşmuş olmasıydı. Adalet hakkında söylenebilecek çok fazla şey yok bu ülkede sanırım. Bakarsınız beni tutuklarlar onlara dil uzattığım için yıllarca içeride içimi çürütebilirler belkide. Ama şunu herkes açık ve net bir şekilde bilmektedirki bu ülkede eğer adalet mekanizması işleseydi suç azalır, ölümler azalırdı. Sonuç olarak "ölen öldü, kalan dışarıda" . İnsan hayatı bukadarmı ucuz olacaktı bu ülkede. İnsanlık bukadarmı adi ve acımasız olacaktı. Hani bizim değerlerimiz, insan sevgimiz, kültürümüz, dinimiz...

Oysa yapılacak şey çok basit birşeydi...

Hepimiz çeşitli kazalar geçiren ve trafikte çeşitli araçlar kullanan insanlarız. Bir kedi dahi ezdiğimizde içimiz gidiyor ve duruyoruz o kediye hiçbişey yapamayacağımızı bile bile en azından onu o alanın dışına çıkarmaya gayret gösteriyoruz. Sadece bir kedi için bile bu hassas tavırı sergileyebiliyoruz. Aynı hassas duyguyu neden bir insana çarptığımızda gösteremeyizki, neden kaçma içgüdüsü oluşabilirki içimizde... Adıda bellidir aslında korkudur bu durumun adı. Korkmak insanlıktan çıkarıyormuş demekki bizleri..! Korkmadan davranmak insanlıkmış meğer. Kazadan sonra hemen yardıma koşmak, sebep olduğumuz insanı kurtarmaya çalışmak, çabalamak yapılması gereken tek gerekli şey budur. Elimizden ne gelirse orada kaza yerinde yardımcı olmaktır. Nekadar basit ve sade bir durum yardımcı olmak. Bu yardımcı olmak kavramını yapabilen her insan vicdanı olan dahada önemlisi insan olan insandır. Ama maalesef herkes böyle değil işte. Sarp Erem böyle vicdansız insan olmayan insanların yol açtığı bir kazadan sağ çıkmayı başaramadı. Ama başka Sarp' lar bu tür olaylarla karşı karşıya kalmasın. Siz siz olun insan olmaya devam edin. Bırakın ecel alacaksa alsın canı ama sizde o an yanında olun ve bu durumu, acıyı paylaşın. Kaza yaptığınızda inin ve insanlığınızı, vicdanınızı gösterin. Hata sizde olsun yada olmasın. İnsanlığın gereği budur.

Biz motosiklet kullanıcıları yol aldığımız her an bu tür durumlarla karşılaşma ihtimalleri yüksek olan kişileriz. Vicdansız, insanlıktan nasipsiz kişilerin kullandıkları araçlardan birine denk gelmeden gideceğimiz yere varmak için trafikte yol alıyoruz, yol almayada devam edeceğiz. Bizleri bekleyen kişilerin yanına varmak için kullandığımız motosikletler, trafikteki diğer motorlu araçlardan farklı bir araçtır, biz motosiklet kullanan kişilere yol verin saygı gösterin. Aynanıza bizler için yeniden, yeniden bakın. Hayatımızın ve yolumuzun sonu kullandığınız aracın herhangibir yeri olmaması için bizleri trafikte koruyun ve haklarımızı gözardı etmeyin. Siz siz olun içinizdeki insanlığınızı unutmayın.

Bizler için yolun sonu yoktur motosikletimizle gidebildiğimiz yere kadar gideriz, kaldığımız yerden devam ederek hep yeni ufuklara doğru marş basarız...

 

www.İkiTekerim.com


( yorum ekle )

Havalar çok sıcaklaştı, hava almak için motosiklet kullan / Hakan AMAN


17.06.2008

Trafikte olmak, aracınızı bu trafikte kullanmak, benzin fiyatlarına direnmek hergeçen gün daha zor bir durum içerisine girmeye başladı.
Trafik çılgınlığı çok hızlı bir şekilde devam ediyor. Her geçen gün yeni bir araç trafiğe çıkıyor. Bu durum gelecek 5 yılda hangi noktada olacak bende çok merak etmekteyim.

5 sene sonra köprünün bir başından diğer başına kaç saatte gidebileceğiz, giderken netür zorluklar yaşayacağız bakalım zaman geçtikçe daha rahat gözlemleyeceğiz. Bazılarına göre bu trafik yoğunluğu gayet normal her nekadar inandırıcı olmasada inanmış ve inandırmak içinde kendi yalanına başkalarınıda ortak eder halde. Artık trafikte otomobil kullananlar her boşluğu, asfalt üzerinde basmadık yer bırakmadan, trafik kurallarını hiçe sayarak, saygısızca, yolların kralıda benim trafik terörüde benim dercesine futursuzca ilerlemeye çalışan insanlarla dolup taşmaya devam ediyor.
Bu durum devam ederken bir yandan' da trafikte yaşanan birtakım sorunların farkında olmayı başaran ve motosiklet alarak trafik ve sorun dinlemeyen insanlarlada dolup taşmayada devam ediyor. Bu durum gelecek zamanlarda artarak katlayarak devam edecektir.
Kazanan mutlaka motosiklet kullanıcıları olacaktır. Zaten kazanan biz motosiklet kullanıcıları değilmi..?
Benim bu konudaki net yanıtım kazanan biz motosiklet sürücüleriyiz kesin bir dille bunu söyleyebilirim. Ben sabah o trafik yoğunluğunda köprünün bir başından diğer başına en fazla 10 dk içerisinde geçebiliyorum ya siz..? Dilediğim yerden (EDS olan yerler hariç tabi, ama inanın nedenini bende bilmiyorum ama maalesef böyle) özgürce gidebiliyorum. Bu çok basit bir durum ama doğru ama gerçek...

Bir başka durum ise motosiklet kazaları...

Bir birey motosiklet almak ister ve hemen şöyle söylenir sakın alma ölürsün. Tabiiki ölecek ama eceli geldiğinde bu mutlaka birgün yaşanacak, ama motosiklet ama otomobil, ama bir başka ölüm tarzıyla hepimiz birgün ölümü tadacağız... Ölümden asla ve asla kaçamazsınız. Yaklaşım olarak hernekadar doğru olmasada en sık bizlere söylenen söz oluyor. Zaten otomobil ve getirdiği olumsuz yansımalar sayesinde mutlaka karar motosiklet almak ve kullanmak yönünde oluyor.
Düşünün hersene bu ülkede yaşanan trafik kazaları sayesinde nekadar çok insanımız otomobilleriyle geçirdikleri kazalarda hayatlarını kaybediyor veya kalan hayatlarında sakat kalarak idame ettirmeye çalışıyorlar.
Hemen şöyle denilebilir ; "Sanki motosikletle insanlar ölmüyor' mu" diye...
Tabiiki ölebiliyor ama siz isterseniz iyice bir araştırın acaba nasıl oluyor bu trafik kazaları, hangi araçlarla yaşanıyor bu kazalar ve sonuçları nasıl oluyor. Durumda ciddi bir ara var otomobiller ve benzeri taşıtlar almışlar başlarını gidiyorlar. Motosiklet bu arayı kapatmak için çoook fazla grupların içinde olduğu çoook kalabalık kazalarla çok kayıp vermesi gerekirki allah göstermesin ama yinede böyle bişey mümkün değil ve olmayacaktırda. Ama sezon içerisnde bazan bir ayda birden fazla ölümlü trafik kazaları olmuyor değil. Bunlarda gayet normal aslında hiç olmaması tabiiki en büyük temennimiz ama maalesef olabiliyor işte. Aynı durum otomobil ve benzeri araçları kullananlar için çok daha farklıdır bu durumda üzücü olmasına rağmen gerçektir.

En fazla dertlendiğim konu ise saygısızlık ve gözü dönmüşlük.

Trafikte bilinçsiz ve amaçsız bir şekilşde dolaşan, etrafına tehlikeli ve saygısız bir biçimde tehditler savuran, kaza olmasına yol açan psikolojik durumu bozuk, gözü dönmüş, seviyesiz insanlar...
Sanırım bu insanlar özellikle İstanbul trafiği başta olmak üzere Türkiye' nin tüm yollarında ciddi km ler yapıyorlar. Bu insanlar tarfik kurallarına uymadan, kendi canlarını boşverin başka insanların canlarına dahi önem vermeden tehlikeli bir biçimde araç kullanan ve sonrasında trafik canavarı olarak adlandırılan sorumsuz, kişilik bozukluklarını trafiğe yansıtan insanlardır. Ben bu insanların kullandıkları araçlar' dan veya şahsiyetlerinden herhangi bir korku duymuyorum. Fakt bu kişilik bozukluğu olan şahsiyetler' den korkan ve yüreği ağızına gelen birçok insan var. Bu tür insanlarla trafikte uğraşmak ciddi anlamda sorunlar ve tehlikler oluşturabiliyor. Bizleri çileden çıkaran ve hayatlarımızı tehdit eden bu kişiler hakkında yapılacak fazlada bişey yok gibi görünüyor. Ama yindede bu tür kişilerle karşı karşıya kaldığınızda siz siz olun fazla tartışma içerisinde olmadan , o kişinin kulandığı aracın plakasını alarak direk polise bildirerek o kişi hakkında suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Gerekirse bu kişiye bu şekilde haddi bildirilebilir. Bunun dışında yapılabilecek başka bişey ise o kişiyle laf diyaloğuna girebilirsiniz, küfürleşebilirsiniz, kavga edebilirsiniz tabiii bu kişinin seviyesine inmek isterseniz eğer.

Zam zam zam benzine yine zam...

Benzin zamları son dönemlerde tüm dünyada gündeme oturmuş durumda. Ekonomik kriz yaşayan dünya üzerinde en büyük enerji kaynaklarının başında olan benzin zamları insanların ciddi bir sıkıntısı haline dönüşmeye başladı. Dünya üzerinde bir çok ülkede insanlar bu durumu protesto etmek için hem enteresan hemde birçok farklı yol deniyorlar. Bu konuda başarılı oluyorlarmı bilemiyorum ama hiçbişey yapmadan her zammı kabullenmek istemeyen insanların böylesine ciddi bir konuda birlik olarak yaptıkları protestolar ciddi ses getiriyordur ve gündemden hemen düşmüyordur. Keşke ülkemizde de duyarlı insanlar olsa ve dünyanın en pahalı benzini kullanan insanlarımız da aynı birlik ve beraberlik içerisinde bu durumları kınasa, protesto etse...
Şimdi hemen şu aklıma geliyor ; dünyanın hiçbir ülkesinde benim ülkemde satıldığı kadar pahalı değil bu benzin, dünya nedense hiç halinden memnun değil bu yapılan benzin zamlarından dolayı ve bağırıyor, çağırıyor, protesto ediyor onbinlerce insan, peki bizim insanımız çok mu zengin, çokmu keyfi yerinde, her söylenene boyun eğiyor ve kabulleniyor..?

Kazasız sürüşler sizlerle olsun...

( yorum ekle )